Eski ONE muhabiri ve mevcut İçişleri Bakanı Glenn Bedingfield, Cuma günü Meclis'te Malta polisini savundu. Bu savunma, Daphne Caruana Galizia suikastına ilişkin kamu soruşturmasının, Bedingfield'in eski Başbakan Joseph Muscat'ın Başbakanlık Ofisi'nde Keith Schembri ile birlikte çalışırken yönettiği blogu kınadığı günlerden yıllar sonra gelmesiyle dikkat çekti.
Meclis, jürinin gazetecinin 2017 yılındaki suikastıyla bağlantılı suçlamalardan Yorgen Fenech'i beraat ettirme kararının ardından acilen toplandı.
Bedingfield, milletvekillerine kararın sorumluluğunun jüri üyelerine ait olduğunu söyledi ve bu kararı polisin soruşturması veya savcılığın bir başarısızlığı olarak gösterme girişimlerini reddetti.
"Kararın sorumluları jüri üyeleridir," diyen Bedingfield, hükmün soruşturma veya kovuşturma sürecinin işleyişiyle ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu savundu.
55 gün süren duruşmada dinlenen kanıtların iki ayrı soruşturmaya dahil edildiğini belirten Bedingfield, polisin ifadelerden resmen haberdar edileceğini söyledi. Bunun, soruşturmacılara duruşmalardan ortaya çıkan yeni konuları araştırma fırsatı sağlayacağını ifade etti.
Bedingfield, polis teşkilatının her bir üyesine "mutlak güven" duyduğunu ilan ederken, muhalefet milletvekillerini kurumu zedelemeye çalışmakla suçladı.
"Polis Teşkilatının yapması gerekeni yapması için ihtiyaç duyduğu tüm kaynakları ve araçları almaya devam etmesini sağlamaya kendimi adıyorum," diyen Bedingfield, "Sakin, sağduyulu ve kararlıydık, bundan sonra da böyle kalacağız," ifadelerini kullandı.
Ancak Bedingfield'in Malta'nın kurumlarını bu denli öne çıkaran savunması, beraberinde ciddi bir tarihi yükü de getiriyor.
Bakan olmadan önce Joseph Muscat'ın Başbakanlık Ofisi'nde çalışan Bedingfield, aynı zamanda Caruana Galizia'ya saldırmaya ve onu itibarsızlaştırmaya adanmış bir blogu da yönetiyordu.

Gazetecinin suikastına ilişkin kamu soruşturması, gazeteciye yönelik sürdürülen bu kampanyayı bir insanlıktan çıkarma süreci olarak nitelendirdi. Soruşturma, Bedingfield'in blogunu bu kampanyanın sosyal medyadaki en kötü yansıması olarak tespit etti.
Soruşturmaya sunulan kanıtlara göre Bedingfield, halkı Caruana Galizia'nın özel hayatını yaşarken fotoğraflamaya teşvik ediyordu. Blogunda daha sonra bu tür yüzlerce fotoğraf yayımlandı.
Soruşturma, Devlet içindeki unsurların, özellikle de Başbakanlık Ofisi'nin, gazeteciye aktif olarak karşı çalıştığını ve onu izole edip şeytanlaştıran organize bir kampanyaya katkıda bulunduğunu ortaya koydu.
Bedingfield, blogunu Caruana Galizia öldürüldükten birkaç ay sonra kapattı. Soruşturma önündeki ifadesinde blogu savunarak, gazeteci tarafından aşağılanan insanlara ses verdiğini iddia etti.
Soruşturma raporunun 2021 yılında yayımlanmasının ardından, gazetecinin cinayetine aracılık ettiğini reddetti.
Cuma günkü tartışmada Muhalefet Lideri Alex Borg da Bedingfield'in Caruana Galizia'nın ailesi hakkında yaptığı geçmiş yorumları, özellikle de öldürülen gazetecinin dizüstü bilgisayarının ele alınışına dair iddiaları hatırlattı. Borg, bu geçmişin hükümetin devam eden soruşturmanın bağımsızlığını garanti etme girişimini zayıflattığını savundu.
Bedingfield, polisin siyasi müdahale olmaksızın soruşturma yapmasına izin verilmesi gerektiğinde ısrar ederken, milletvekillerine partizan avantaj peşinde koşmak yerine dikkatli hareket etmeleri çağrısında bulundu.


Gozo çevre aktivisti ve PN adayı Luke Said de bu başvuruya dikkat çekmişti.



