AB'nin gümrüksüz şeker ithalatını askıya alma kararı, Malta'nın gıda işleme sektöründe yüzlerce kişinin işini riske atıyor.
Avrupa Komisyonu'nun şeker için Dahili İşleme Muafiyeti (IPR) programını askıya alma planı, Maltalı üreticilerin hammadde şekeri düşük küresel piyasa fiyatlarından temin etme imkânını ortadan kaldıracak ve onları çok daha yüksek AB fiyatları ödemeye zorlayacak.
Bu hamle, Avrupa anakarasındaki pancar çiftçilerini korumayı amaçlasa da yerli şeker üretimi bulunmayan Malta için sonuçlar ağır olabilir.
Maltalı Avrupa Parlamentosu üyesi Peter Agius'a göre en çok etkilenecek olanlar, şeker bazlı tatlı ve içecek üreticileri ile yerel domates endüstrisi olacak.
Bu üreticiler, toz içecekler ve domates ketçabı gibi ürünlerin büyük miktarlarını AB dışı ülkelere ihraç ediyor. Avrupa dışından ithal edilen şeker üzerindeki AB gümrük muafiyetini kullanarak ürünlerini gelişmekte olan ülke pazarlarında rekabetçi fiyatlarla satabiliyorlar.
Muafiyet askıya alınırsa, ürünleri AB fiyatlarıyla üretmek maliyetleri o kadar artıracak ki şirketler Amerika ve Asya'daki rakiplerine karşı rekabet güçlerini tamamen kaybedecek.
Şeker krizi nasıl ortaya çıktı?
Sorunun özünde AB'nin tarım ve sanayi sektörleri arasındaki çekişme yatıyor.
Şu anda IPR programı, şirketlerin Brezilya gibi büyük küresel üreticilerden yüksek AB gümrük vergileri ödemeden şeker ithal etmesine izin veriyor. Tek şart, nihai ürünün (gazlı içecek, şekerleme veya konserve gibi) AB dışına ihraç edilmesi.
Bu durum Avrupa'da şeker fiyatlarının düşmesine yol açtı ve AB çiftçileri ayakta kalmakta zorlanıyor.
"Önümüzdeki haftalarda bir çözüme ulaşabileceğimizi umuyorum." — Avrupa Parlamentosu üyesi Peter Agius
Program, şirketlerin miktar sınırlaması olmaksızın sıfır gümrükle şeker ithal etmesine olanak tanıyor. Avrupalı çiftçiler, bunun ucuz küresel şeker akınına yol açtığını, fiyatları düşürdüğünü ve AB'de yetiştirilen şeker pancarını kârsız hale getirdiğini öne sürüyor.
Buna karşılık Avrupa Komisyonu, şirketleri Avrupa menşeli ürün almaya zorlamak için bu vergi muafiyetlerinin bir yıl süreyle geçici olarak askıya alınmasını öneriyor. Komisyon, bu adımın iç piyasa fiyatlarını dengeleyeceğini ve Avrupa şeker pancarı endüstrisini kurtaracağını umuyor.
Ancak AB üreticileri için — özellikle zaten yüksek nakliye maliyetleriyle boğuşan Maltalı üreticiler için — bu karar, küresel rakipleriyle rekabet etme kapasitelerine doğrudan bir darbe anlamına geliyor.
Şirketler, bu kararın üretim maliyetlerini büyük ölçüde artıracağını, bitmiş ürünleri AB dışı markalara karşı rekabet edemez hale getireceğini ve potansiyel olarak fabrika kapanışlarına ve iş kayıplarına yol açacağını uyarıyor.
İstihdam ve sanayi tehlikede
Avrupa Parlamentosu ve Komisyon nezdinde lobi faaliyetleri yürüten Agius, Times of Malta'ya yaptığı açıklamada birçok Maltalı şirketin kendisine başvurduğunu belirterek bu hamlenin yerel ekonomi üzerindeki etkisinin geniş çaplı olabileceğine dikkat çekti.
Agius, "Bu kararın Malta merkezli şirketleri ve yüzlerce kişinin işini etkileyebileceği açık. Bu nedenle Avrupa'nın farklı düzeylerinde bir çözüm bulmaya çalışıyoruz" dedi.
"Önümüzdeki haftalarda bir çözüme ulaşabileceğimizi umuyorum" diye ekledi.
Agius, askıya alma kararının domates endüstrisini vurması halinde adalardaki yüzlerce domates çiftçisinin geçim kaynağını ciddi şekilde sekteye uğratabileceğini söyledi.
Şirketlerin ve sektör liderlerinin, sorunlar ortaya çıktığında ve henüz harekete geçip potansiyel etkiyi azaltmak için yeterli zaman varken Avrupa Parlamentosu üyelerine daha proaktif şekilde ulaşmaları gerektiğini vurguladı.
Agius, "Avrupa Parlamentosu üyeleri bunun için var: AB'nin üst kademelerinde Maltalı endüstrilerin çıkarları için çalışmak" dedi.