Malta'daki aktivistler, İsrail'in 'apartheid' olarak nitelendirdikleri yeni yasasına karşı Malta hükümetini harekete geçmeye çağırdı.
Aralarında Ġustizzja għall-Palestina, Moviment Graffitti, Youth for Palestine, Lebanese Advocates, SpeakUp Malta ve Grupp Newtralità u Paċi'nin bulunduğu bir grup sivil toplum kuruluşu, dün Başbakanlık önünde bir araya gelerek bu çağrıyı yaptı.
Toplantıda Büyükelçi Marie Louise Coleiro, Büyükelçi Fadi Hanaja ve Prof. David E. Zammit konuşma yaptı.
Aktivistler, İsrail'in tırmanan insan hakları ihlallerine karşı hükümetin hareketsiz kalmasının ciddi bir ahlaki standart eksikliğine işaret edeceğini ve 'terör rejimi' olarak tanımladıkları yapıya suç ortaklığı anlamına geleceğini söyledi.
Örgütler ortak açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Nazi Almanya'sından bu yana ilk kez bir devlet, tek bir etnik grup için infazı yasallaştırdı. Yasanın başlıca destekçilerinden biri olan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, uzun süredir yakasında ilmek taşıyordu ve şimdi bir Filistinli İdam Tesisi inşa etmekle övünüyor."
Aktivistler, özellikle İsrail parlamentosunun ölümcül saldırılardan mahkûm edilen Filistinliler için idam cezası öngören yasayı onaylamasına dikkat çekti.
Bu yasanın, sistematik zulüm ve apartheid olarak tanımladıkları uygulamalarda ciddi bir tırmanmayı temsil ettiğini ve tehlikeli bir emsal oluşturduğunu savundular.
Örgütler ayrıca Ekim 2023'ten bu yana 20.000'den fazla Filistinlinin ağır koşullarda tutulduğunu, en az 110 kişinin gözaltında hayatını kaybettiğini ve ölümler ile otopsilere ilişkin bilgilerin kısıtlandığını iddia etti. Bunlara ek olarak, aralarında en az 25 kadın ve 180 çocuğun da bulunduğu 3.500 Filistinli tutuklunun 'gizli delillere' dayanılarak yargılanmadan ve suçlama yapılmadan süresiz olarak tutulduğunu belirttiler.
Örgütler açıklamalarında şunları yazdı: "Malta Hükümeti'nin İsrail'in tırmanan insan hakları ihlallerine karşı sessizliği ve eylemsizliği, ciddi bir ahlaki standart eksikliğine ve insan haklarına yönelik utanç verici bir kayıtsızlığa işaret edecektir."
Gruplar, bu yasanın İsrail'in insan hakları sicilinde daha büyük bir bozulmayı temsil ettiğini belirterek yasanın yürürlükten kaldırılması gerektiğini vurguladı.