Icerige atla
Kültür ⭐ 72/100

Her Maltalının Eurovision Gecesinde Yaşadığı 7 Aşama

Her Maltalının Eurovision Gecesinde Yaşadığı 7 Aşama

Eurovision, Malta'da sadece bir televizyon programı değil. Bu yarışma, tüm ülkeyi saran ulusal bir duygusal yolculuğa dönüşüyor.

O gece bir anda her şey değişiyor. Grup sohbetleri patlıyor, herkes sesini yükseltiyor ve aniden tüm Malta sahne tasarımı, vokaller ve oylama kalıpları hakkında güçlü fikirleri olan bir müzik uzmanına dönüşüyor.

Ve nedense her yıl hepimiz tam olarak aynı aşamalardan geçiyoruz.

1. "Yorumları Eileen Montesin mi yapıyor?"

İlk nota daha söylenmeden, kıyafetler değerlendirilmeden ve performanslar başlamadan önce gerçekten önemli olan tek bir soru var: Yorumları Eileen yapıyor mu?

Çünkü dürüst olmak gerekirse Eurovision, onun yorumları olmadan aynı tadı vermiyor. Yorumlar, deneyimin yarısını oluşturuyor ve bunu herkes biliyor.

2. Her grup sohbeti bir bahis ofisine dönüşüyor

Yarışma başlar başlamaz Malta'daki her grup sohbeti tam teşekküllü bir analiz merkezine dönüşüyor. Aniden herkes bir müzik eleştirmeni, bir oylama stratejisti ve bir şekilde aynı zamanda bir medyum kesiliyor.

Tahminler kendinden emin bir şekilde havada uçuşmaya başlıyor: "en az ilk üç", "kesin sonuncu", "sözüme dikkat et". Aslında kimsenin ne olacağı hakkında en ufak bir fikri yok ama bu hiçbir zaman kimseyi durdurmadı.

3. "Ejja number 10 mhux ħażin hux" (Hadi, 10. sıra fena değil aslında)

Sahne sırası açıklandığında ortak fazla düşünme süreci başlıyor. Herkes pozitif kalmaya çalışıyor ve verilen sıranın aslında hiç de kötü olmadığına kendini inandırıyor.

"Aslında iyi bir sıra."

"Daha kötü olabilirdi."

Ama derinlerde kimsenin itiraf etmek istemediği hafif bir panik hissi var.

Grup sohbeti

4. "Ma, ċempiltlu liz-ziju Ronnie l-Ingilterra biex jivvota?" (Anne, İngiltere'deki Ronnie Amca'yı oy vermesi için aradın mı?)

Oylama yaklaştıkça Malta tamamen uluslararası bir hal alıyor. Aniden yurtdışında yaşayan her akraba son derece önemli hale geliyor.

Telefonlar açılıyor, mesajlar gönderiliyor ve uzun süredir görüşülmeyen tanıdıklar yeniden hayata dönüyor. Hepsinin tek bir amacı var: o ekstra oyu garantiye almak. Bir gecelik de olsa herkes küresel bir kampanya çabasının parçasına dönüşüyor.

5. "Kemm hu bravu… Żgur ħa jirbaħ!" (Ne kadar yetenekli… Kesin kazanacak!)

Performansın ardından bir şeyler değişiyor. Kısa bir an için gerçek bir inanç doğuyor.

İkna oluyoruz. Bu yıl bizim yılımız. Performans güçlüydü, sahne harika görünüyordu ve birden kazanmak tamamen elimizin altındaymış gibi hissediliyor. Umut bizi sarıp sarmalıyor ve bir süreliğine herkes bu hayale tamamen kapılıyor.

Sahne performansı

6. "Sadece komşu ülkeler birbirine oy veriyor…"

Ardından sonuçlar gelmeye başlıyor.

Beklendiği gibi hayal kırıklığı hemen ardından geliyor. Aynı konuşmalar her yıl yeniden gündeme geliyor: komşu ülkelerin birbirine oy vermesi, müziğin önüne geçen politika ve Malta'nın bir şekilde her zaman dezavantajlı olduğu hissi.

Tartışmalar neredeyse anında başlıyor ve herkesin elinde bir teori bulunuyor.

7. "Ne olursa olsun… Biz gururluyuz"

Ama oylama devam ettikçe ruh hali yumuşamaya başlıyor. Sessiz bir an geliyor ve perspektif yerine oturuyor.

"Għamilna show tajba." (İyi bir gösteri yaptık.)

"Kemm aħna kburin." (Ne kadar gururluyuz.)

"Issa naraw…" (Bakalım şimdi…)

Çünkü sonuçta mesele sadece kazanmak değil. Mesele sahnede olmak, bir performans sergilemek ve ülkeyi temsil etmek.

Malta gururu

Skor tablosunda ne yazarsa yazsın, Malta'da Eurovision gecesi her zaman aynı kaos, heyecan ve ortak duygu karışımıdır.

Grup sohbetleri, yurtdışına yapılan aramalar, aşırı tepkiler ve umut bu geceyi olduğu şey yapan unsurlardır. Ve nedense her yıl yine aynı yolculuğu baştan yaşıyoruz; üstelik bunu başka türlü de istemezdik.

Grup sohbetini ya da şimdiden yurtdışındaki akrabalarını arayan o arkadaşını etiketle.

Paylaş: