SOS Mediterranee ve Humanitarian Pilots Initiatives tarafından ortaklaşa işletilen hava gözlem uçağı Albatross'un mürettebatı, cuma günü Libya sularında ileri derecede çürümüş 11 kişinin cesedini suyun üzerinde yüzerken tespit etti.
Kuruluş, uçak alçak irtifada daireler çizerken mürettebatın cesetlere ait üzücü detayları net bir şekilde görebildiğini aktardı. Kuruluştan yapılan açıklamada, "Cesetlerin bazılarının hala üzerinde kıyafetleri vardı, diğerleri ise lastik tekerlek iç lastikleri sayesinde suyun üzerinde durabiliyordu" ifadeleri kullanıldı.
İtalyan Sahil Güvenliği, cesetlerin Zuara'ya 57 deniz mili uzaklıktaki Libya arama ve kurtarma sularında bulunduğunu açıkladı. Bölgedeki deniz kurtarma operasyonlarını koordine etmekten sorumlu yetkililerin derhal bilgilendirildiği belirtildi.
SOS Mediterranee, gemi kazasının zamanı ve koşullarının "henüz bilinmediğini" belirtti. Kuruluş, Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine atıfta bulunarak, yılın başından bu yana en az 872 kişinin hayatını kaybettiğini veya kaybolduğunu, bu rakamın geçen yıla göre yüzde 24'lük bir artışa işaret ettiğini aktardı.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex tarafından cuma günü yayımlanan verilere göre, Orta Akdeniz güzergahındaki düzensiz göçmen geçişleri bu yılın ilk yedi ayında yüzde 55 oranında düşüş gösterdi. Libya, bu güzergahta ana çıkış ülkesi olmaya devam ediyor.
Ancak SOS Mediterranee, Avrupa'ya Orta Akdeniz üzerinden daha az kişinin ulaşmasına rağmen, "hayatını kaybedenlerin oranının daha da arttığını" vurguladı. Varış sayısındaki düşüşün "geçişi daha güvenli hale getirmediğine" dikkat çeken kuruluş, tahmini ölüm oranının şu anda yaklaşık yüzde 3 seviyesinde olduğunu, yani geçişi deneyen her 35 kişiden birinin hayatını kaybettiğini veya kaybolduğunu belirtti. SOS Mediterranee, "Bu rakamlar, daha az ayrılışın daha az ölüm anlamına gelmediğini, aksine yolculuğa devam edenler için artan bir yaşam riski oluşturduğunu gösteriyor" dedi.
Libya'nın Artan Varlığı
Kuruluş, son aylarda hava gözlem görevi kapsamında uluslararası sularda "Libya'nın artan bir varlığına" tanıklık ettiğini, bu kapsamda üzerlerinde işaret bulunmayan sürat tekneleri ve arama kurtarma gemilerine ile zor durumdaki insanlara karşı "tehditkar veya gözdağı verici davranışlarda bulunan" yeni Libya Sahil Güvenlik gemilerinin tespit edildiğini bildirdi. Çarşamba günü Albatross mürettebatının, bir saat içinde "Libya unsurları" tarafından gerçekleştirilen iki müdahaleye şahit olduğunu aktardı. Saat 12.42'de mürettebat, can kurtarma ekipmanı olmadan sürüklenen, üçü kadın yaklaşık 50 kişiyi taşıyan mavi ahşap bir tekne gördü. Saat 16.39'da ise olay yerinde iki sert şişme bot belirdi; botlardan biri artık boş olan ahşap tekneyi çekerken, diğeri daha önce içine alınan insanları taşıyordu.
Bir saatten kısa bir süre sonra, kuruluşun uçağı can kurtarma ekipmanı bulunmayan, çocuklar ve bebeklerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 30 kişiyi taşıyan siyah ve aşırı kalabalık bir lastik bot gözlemledi. Bot, Trablus'un kuzeyindeki Libya Arama ve Kurtarma bölgesinde düzensiz bir şekilde ilerliyordu.
Mürettebat, bir Libya sahil güvenlik devriye gemisinin yüksek hızla yaklaştığını tespit etti. SOS Mediterranee, yakınlarda bulunan ve insanlara yardım etme konumunda olan SOS Humanity gemisinin, "Libya Sahil Güvenliği tarafından bölgeyi terk etmesi ve kuzeye ilerlemesi konusunda emredildiğini" iddia etti.
Kuruluş, "Devriye gemisi daha sonra lastik botu yaklaşık 40 dakika boyunca takip etti. Bu süre zarfında bir dizi saldırgan ve tehlikeli manevra yaparak lastik bota defalarca çarptı, insanların hayatını ve teknenin bütünlüğünü tehlikeye atarak botu bir iple bağlamaya çalıştı ve müdahale tamamlanmadan önce bu tehlikeli eylemlerine devam etti" açıklamasını yaptı.
Kuruluş, Libya devriye gemisinin Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ana sınır ve göç yönetimi programı SIBMMIL aracılığıyla sağlandığına dikkat çekerek, Avrupa kurumlarının sorumluluğuna dair sorular gündeme getirdi.