Mohammed Elmushraty, namıdiğer Lilu King, Pazartesi günü yeniden mahkeme karşısına çıktı. Bir erkeğin yasadışı alıkonulması, darp edilmesi ve tecavüze uğraması olaylarına suç ortaklığı yapmakla suçlanıyor.
Lilu King, ayrı bir davadan hüküm giydiği cezaevinde tutuklandı. İddiaya göre bir erkeğin darp edildiği ve tecavüze uğradığı bir dükkânda CCTV kameralarının kapatılmasını önermişti.
Ancak avukatı, müvekkilinin aslında saldırıyı gerçekleştirmek isteyen kişiyi bu eylemden caydırmaya çalıştığını savunuyor.
Elmushraty, mahkemede San Ġwann'da yaşayan 41 yaşındaki Libyalı vatandaş Noureddin Almahmoudi ile birlikte yer aldı.
İki adam, Malta'nın 'El Chapo'su olarak bilinen Jordan Azzopardi ve Abdulmomen Abudagil tarafından işlenen suçlara ortaklık yapmakla suçlanıyor. Bu suçlar arasında çok sayıda cinsel saldırı, hırsızlık, yasadışı alıkoyma, yaralama, rıza dışı cinsel görüntü veya fotoğraf çekme, şiddet yoluyla zorlama, şantaj, elektronik cihazların kötüye kullanımı ve mağduru şiddete uğrayacağı korkusuna sevk etme yer alıyor.
Elmushraty ve Almahmoudi suçlamaları kabul etmedi.
Savcılık Pazartesi günü mahkemeye verdiği bilgide, 21 Nisan'da bir erkeğin Sliema polis karakoluna giderek şikâyette bulunduğunu belirtti. Mağdur, polise darp edildiğini, soyulduğunu, bıçakla tehdit edildiğini ve bir cisimle tecavüze uğradığını anlattı.
Mağdur ayrıca, eski partnerinin kendisiyle San Ġwann'daki bir kasap dükkânında buluşmak için randevulaştığını ve saldırının orada gerçekleştiğini ifade etti.
Olayla ilgili bir adli soruşturma başlatıldı.
Mağdur ifadesi sırasında, saldırganlardan birinin Lilu King'i tanıdıklarını söylediğini aktardı.
Polis, Elmushraty'nin halen ayrı suçlamalardan tutuklu bulunduğu Kordin Cezaevi'nden yaptığı telefon görüşme kayıtlarını talep etti.
Yapılan incelemede, 21 Nisan'da iddia edilen olaydan kısa süre önce Elmushraty ile Abudagil arasında iletişim kurulduğu ortaya çıktı.
Görüşme sırasında ikili önce kişisel konuları konuştu. Ardından Elmushraty, Abudagil'e dükkânın CCTV kameralarını kapatmasını söyledi. Böylece mağdur "iyi bir dayak" (tbeżbiża) yiyecek ve bu görüntülere yansımayacaktı.
Mahkemede, 'tbeżbiża' kelimesinin Arapça'da birden fazla anlamı olduğu, bunlardan birinin de 'dövmek' olduğu belirtildi.
Soruşturma kapsamında dükkânın CCTV görüntüleri elde edildi. Görüntülerde, dükkânda çalışan Almahmoudi'nin dükkândan ayrıldığı ve tabelayı 'açık'tan 'kapalı'ya çevirdiği görülüyor.
Mağdur, dükkâna girdikten sonra çıkmakta olan birini gördüğünü söyledi. Bu kişi, CCTV görüntülerinden Almahmoudi olarak teşhis edildi.
Almahmoudi sorgulandı ve polis kefaleti alınmadan serbest bırakıldı. Çünkü o aşamada soruşturmacılar henüz kamera görüntülerine ulaşmamıştı. Almahmoudi ifadesinde, dükkândan öğlen ayrıldığını ve işvereninin kendisine saat 20.00'de geri dönmesini söylediğini belirtmişti.
Pazartesi günü Almahmoudi'nin avukatı Jacob Magri, müvekkilinin tek bağlantısının dükkândaki çalışan olması olduğunu öne sürdü. Avukat, Almahmoudi'nin yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söyledi.
Magri, "Sadece dükkândan ayrılmış olması onun suçlu olduğu anlamına gelmez" dedi. Müvekkilinin diğer şüphelilere yöneltilen "tantanalı" suçlamalarla hiçbir ilgisi olmadığını ekledi.
Savunma, Almahmoudi için kefalet talep etti. Savcılık ise sanığın Malta ile bağlantısı olmayan bir kaçma riski taşıdığını belirterek bu talebe itiraz etti.
Savunma ise sanığın Malta'da ailesi olduğunu ileri sürdü.
Hâkim Monica Vella talebi reddetti. Almahmoudi'nin hem ülkeden kaçma hem de delillere müdahale etme riski bulunduğuna hükmetti. Hâkim ayrıca mağdur lehine bir koruma kararı çıkardı.
Savunma, Elmushraty için kefalet talebinde bulunmadı.
Davada Jurgen Dalli, Darlene Grima ve Danica Vella savcılık makamında yer aldı.
Elmushraty'nin avukatlığını Adreana Zammit, Almahmoudi'nin avukatlığını ise Jacob Magri üstlendi.