ABD ile İran arasında varılan ve iki ülke arasındaki düşmanlıkları sona erdirerek Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayan anlaşma, tüm Orta Doğu'da barış için bir "fırsat" olarak değerlendirildi.
Pazartesi günü Lüksemburg'daki AB Dışişleri Konseyi'nde konuşan Malta Dışişleri Bakanı Chris Fearne, bölgesel istikrar için kritik önem taşıyan bu mutabakatı diplomatik bir başarı olarak nitelendirerek memnuniyetle karşıladı.
Fearne, "Malta, bunun savaşların tırmanması yerine tüm Orta Doğu'da barışın tırmanmasını sağlamak için bir fırsat olduğunu kabul ediyor," dedi.
Bakan, uzun vadeli istikrarı teşvik etmek amacıyla Filistin Yönetimi içindeki reformların desteklenmesinin önemine işaret ederken, AB'nin Filistin devlet inşası çabalarına daha aktif katılımının altını çizdi.
Dışişleri Konseyi'nde Malta ayrıca, Akdeniz'de Rusya'ya ait "Gölge Filo"nun varlığına yönelik önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Fearne, "Bu, özellikle AB'nin Akdeniz ülkeleri için deniz emniyeti ve güvenliği açısından hayati önem taşıyor," diyerek düzenlemeye tabi olmayan bu gemilere karşı harekete geçilmesi çağrısında bulundu.
Tam bir deniz yasağının ancak başta G7 ortakları olmak üzere küresel katılımla etkili olacağını ekledi.
Bakanlar, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırı savaşıyla ilgili son gelişmeleri, Orta Doğu'daki durumu (İran'daki savaş ve bunun bölge genelindeki etkileri dahil) ve AB ile Çin arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu görüştü.
Devam eden Ukrayna savaşıyla ilgili olarak Malta, diğer AB bakanlarına katılarak Rusya'nın Kiev'e yönelik gece saldırılarını kınadı.
Dışişleri toplantısı marjında Bakan Fearne ayrıca AB-Mısır Ortaklık Konseyi'ne katıldı ve Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile Moldova Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Cristina Gerasimov ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.
Küresel siyaseti şekillendiren gerilimlere rağmen Malta'nın Lüksemburg'dan verdiği mesaj netti: Diplomasi ve diyalog, izlenmesi gereken tercih edilen yol olmaya devam ediyor.