Malta'da altı yıl geçiren, finans alanında iki yüksek lisans derecesine sahip Kenyalı Davis Maoga, işini kaybettikten sonra girdiği hukuki belirsizlik sürecinin ardından ülkesine dönmek zorunda kaldı. Maoga, Malta'daki deneyimini anlatarak, "Buraya gelene kadar depresyonun ne anlama geldiğini bilmiyordum" dedi.
Maoga, Malta'ya finans alanında kariyer yapmak için geldi ve her ikisi de tam burslu olan iki yüksek lisans derecesini tamamladıktan sonra doktoraya hazırlanıyordu. Aynı zamanda bir iş kolunda akşam dersleri veriyor, bir risk yönetim firmasında ve ardından yerel bir bankada çalışıyordu. Ancak banka, çalışanların yan iş yapmasını yasaklayan bir politika izliyordu. Maoga, öğrencilerini yarı yolda bırakamayacağı için öğretim sözleşmesini dönem sonuna kadar sürdüreceğini, ancak yenilemeyeceğini bankaya iletti. Buna rağmen banka, Kasım 2023'te onu deneme süresi içindeyken işten çıkardı.
Üçüncü ülke vatandaşı (TCN) statüsündeki kişiler işlerini kaybettiğinde, yeni bir iş bulmaları veya ülkeden gönderilmeleri için sınırlı bir süreleri bulunuyor. Maoga'nın işini kaybettiği Kasım 2023'te bu süre sadece 10 gündü. (Günümüzde bu süre 30 güne çıkarıldı). Maoga zamanında iş bulamayınca çalışma izni otomatik olarak iptal oldu. Ülkede yasal statüsü kalmadığı için özel ders vermeye de devam edemedi. İki yüksek lisans derecesine sahip bu adam, bir anda yasal çalışma hakkından mahrum kaldı.
Duruma itiraz eden Maoga, yasal olarak göçmenlik itiraz kurulunun bir kararı 10 gün içinde vermesi gerekiyordu. Ancak uygulamada, kurulun yarı zamanlı çalışması ve binlerce kişinin birikmiş dosyası nedeniyle bu süreç iki yıla kadar uzayabiliyor. Bu yasal belirsizlik sürecinde eşi ve iki kızına bakmak zorunda olan Maoga, yasal bir gelir yolu bulamayınca bir arkadaşının ve rahibin yardımına muhtaç kaldı. Kiliseyi özel günler için süsleme işlerinde gönüllü olarak yardım ediyor, karşılığında kilise ona maddi destekte bulunuyordu.
Malta'da geçirdiği bir düşme sonucu omzundan sakatlanan Maoga'nın küçük bir ameliyat olması gerekiyordu. Ancak itiraz süreci yasal çalışmasını engellediği için vergi ödediğini kanıtlayamıyor, bu yüzden devlet hastanesinde tedavi olamıyordu. Özel tedaviyi karşılayacak maddi gücü de yoktu. Ayrıca kızlarının okuluna götürüp getirmek gibi günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanıyor, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlayan belgelere artık sahip değildi. Şubat ayında, çocuklarını Kenya'ya göndermek zorunda kaldı.
Bu hukuki belirsizlik Maoga'nın ruh sağlığını ciddi şekilde etkiledi. Alkol sorunları gelişti, maddi imkansızlıklar nedeniyle doktorasını yarıda bıraktı ve evliliği bitme noktasına gelerek eşinden ayrıldı. "Çok zor bir dönemden geçtiğim ve onlara sunacak hiçbir şeyim olmadığını hissettiğim için yanlarında olamadım. Ayrılık asla istediğim bir şey değildi ama belki de eşim ve kızlarımız için daha iyi bir seçenek oldu" diye konuştu. Umudunu kaybeden Maoga, itiraz sürecini sonlandırıp hükümetin destekli gönüllü dönüş programından yararlanarak Kenya'ya döndü.
Şimdi memleketinde kısa süreli kiraladığı bir evde tek başına vakit geçiriyor, depresyonunu yenmeye çalışıyor ve çalışmalarına odaklanıyor. "Malta, sistem bana karşı işleyene kadar ideal bir yer gibi görünüyordu. Malta'yı seviyorum ama kimsenin buraya taşınmasını tavsiye etmem" diyen Maoga, ailesine kavuşmadan önce kendine gelmek ve özgüvenini yeniden inşa etmek için yalnız kalmayı tercih ettiğini sözlerine ekledi: "Çocuklarımı ve ailemi sevmeye başlamadan önce kendimi sevmek istiyorum. Malta'da olduğum halde çocuklarımın veya ailemin beni görmesini istemiyorum."