Malta Konut Kurumu'nun (Housing Authority) yaptığı bir araştırma, Malta sakinlerinin neredeyse yarısının yaşadıkları mahallenin son yıllarda kötüleştiğini düşündüğünü ortaya koydu. Buna karşılık, mahallesinin iyileştiğini söyleyenlerin oranı onda birden az.
Ekim 2025 ile Şubat 2026 tarihleri arasında 801 kişiyle yürütülen çalışmada, katılımcıların yüzde 40'ından fazlası mahallelerinin son zamanlarda kötüye gittiğini belirtirken, özellikle 25-54 yaş arası 'yetişkinlik çağındaki' bireylerin yüzde 46'sı yaşadıkları bölgenin durumundan endişe duyuyor. Araştırmaya göre bu memnuniyetsizliğin en büyük nedeni, Malta'nın kronik park sorunu. Katılımcıların neredeyse beşte dördü, sınırlı park yeri imkanını mahallelerini etkileyen en önemli sorun olarak gösterdi. Bunu, her iki kişiden birinin rahatsız olduğu inşaat faaliyetleri ve gürültü ile açık alan eksikliği ve yetersiz yaya altyapısı izledi.
Araştırma ayrıca Malta'da büyüyen bir 'konut uyumsuzluğu' olduğunu ortaya koydu. Yaşlı katılımcıların dörtte birinden fazlası evlerinin ihtiyaçlarına göre çok büyük olduğunu söylerken, gençlerin ve göçmenlerin yaklaşık üçte biri yaşam alanlarının çok küçük olduğunu ifade etti. Mevcut konut stokunun farklı nesillerin ihtiyaçlarına artık yanıt vermediği belirtiliyor.
Artan emlak fiyatları kamuoyunun gündeminde üst sıralarda yer alsa da, çoğu katılımcı konut masraflarını (ipotek, kira, bakım) ağır bir yükten ziyade orta düzeyde bir mali yük olarak tanımladı. Ancak bu baskı, boşanma veya ayrılık sonrasında önemli ölçüde artıyor. Ayrılmış, boşanmış veya eşini kaybetmiş katılımcıların yaklaşık dörtte biri (yüzde 23) konut masraflarını 'ağır yük' olarak nitelendirirken (evlilerde bu oran yüzde 13), bu gruptakilerin yaklaşık üçte biri geçimini sağlamakta zorlandığını belirtti. Araştırma, genel olarak evliliğin sona ermesinin, artan konut maliyeti baskıları ve mali kırılganlıkla yakından bağlantılı olduğu sonucuna varıyor.
Öte yandan araştırma, katılımcıların yüzde 72'sinin ev sahibi olduğunu (yüzde 41 tamamen sahip, yüzde 31 ipotek ödüyor), yüzde 17'sinin ise kiracı olduğunu ortaya koydu. Evcil hayvan sahipliğine bakıldığında ise her beş katılımcıdan biri evinde köpek beslediğini, yüzde 13'ü kedisi, yüzde 12'si ise başka evcil hayvanları olduğunu söyledi.