VALLETTA (MALTA) (ITALPRESS/MNA) – Maltalı Avrupa Parlamentosu üyeleri, geçen hafta Magħtab'daki havai fişek fabrikasında yaşanan patlamanın ardından AB'nin Malta havai fişek endüstrisine müdahale çağrılarını reddetti.
Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Nicu Ștefănuță, milletvekillerini havai fişek üretimine bağlı güvenlik ve çevresel riskleri incelemeye çağırdı. Romanya kökenli Yeşiller politikacısı, tekrarlayan fabrika patlamalarını insan hayatı, mülkiyet ve çevre için sürekli bir tehdit olarak nitelendirdi.
Ștefănuță, AP üyelerine gönderdiği mektupta Malta ve AB düzenlemelerinin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesini istedi. Güvenliğin sağlanamaması durumunda Malta'nın havai fişek üretimi ve büyük ölçekli depolamayı yasaklamak zorunda kalabileceğini öne sürdü.
İşçi Partisi AP üyesi Alex Agius Saliba bu öneriye sert tepki gösterdi. Saliba, havai fişeklerin Malta'nın kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu ve sektörün AB yetki alanına girmediğini savundu.
Saliba, havai fişek üretiminin Malta yasaları kapsamında sıkı şekilde düzenlendiğini belirtti. Kazaları sürekli tekrarlayan bir norm değil, nadir görülen olaylar olarak tanımladı.
Milliyetçi Parti AP üyesi Peter Agius da yasak çağrılarını reddetti. Agius, havai fişeklerin Malta'nın dini bayramlarındaki ve kültürel kimliğindeki rolünün altını çizdi.
Agius, havai fişeklerin üretimi, depolanması, taşınması ve kullanımını düzenleyen mevcut yönetmeliklere dikkat çekti. Piroteknisyenler için belirlenen lisanslama ve güvenlik gerekliliklerine de değindi.
Agius, Magħtab patlamasıyla ilgili sulh hakimi soruşturmasının devam ettiğini söyledi. Yetkililerin ek adım atmadan önce olayın nedenini belirlemesi gerektiğini vurguladı.
Tartışma, Pazartesi günü Magħtab'daki havai fişek üretim tesisinde meydana gelen ve sektörün güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiren patlamanın ardından gündeme geldi. Havai fişekler köy bayramlarının önemli bir unsuru olmayı sürdürürken, fabrika kazaları zaman zaman ciddi yaralanmalara ve ölümlere yol açıyor.
Ștefănuță, bu tür olayların tekrarlayan niteliğinin mevcut denetim önlemlerinin yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getirdiğini savundu. AB düzeyinde olası yanıtların tartışılması çağrısında bulundu.