Maltalı sanatçı Jade Zammit'in 'Borrowed Territories' adlı kişisel sergisi 24 Nisan'da Marie Gallery 5'te kapılarını açıyor.
Sergi, sanatçının Avustralya, Hindistan, Küba ve Kosta Rika seyahatlerinde şekillenen eserlerini bir araya getiriyor. Zammit bu çalışmalarında katmanlı sömürge tarihlerinin izlerini taşıyan peyzajları ve beklenmedik kültürel paralellikleri araştırıyor.
Coğrafi olarak birbirinden uzak olan bu bölgeler, Avrupa etkisinin izleriyle şekillenmiş ince görsel bağlantılar ortaya koyuyor. Zammit'in eserleri, toprak, aidiyet ve kimlik kavramlarının zaman içinde nasıl inşa edilip tartışıldığını sorguluyor.
1990 doğumlu Zammit, Malta Üniversitesi'nde mimarlık eğitimi almış bir görsel sanatçı. Erken dönem çalışmaları gözlemsel çizime odaklanırken, son dönem üretimlerinde daha cesur renkler ve dokular kullanarak mekân, tarih ve biçimle olan ilişkisini derinleştiriyor.
Sanatçı, Kate Grenville'in 'The Secret River' adlı romanı gibi edebi eserlerden referans alarak Avrupa mülkiyet anlayışının yerli bilgi sistemleriyle tanımlanan topraklara nasıl dayatıldığını yansıtıyor. Bu yaklaşımla yerinden edilme ve aidiyet gerilimlerini gözler önüne seriyor.
Öte yandan 'Borrowed Territories', sömürgeciliği yalnızca kontrol değil aynı zamanda özlem tarafından yönlendirilen bir eylem olarak çerçeveliyor. Yerleşimciler yabancı topraklarda tanıdık ortamları yeniden yaratmaya çalıştı ancak peyzajlar dayatılan kimliklere direndi. Bu fikir, kültürel öğelerin seyahat edebildiği ama toprağın özerkliğini koruduğu "ödünç alınmış topraklar" kavramını besliyor.
Zammit'in çalışmaları ayrıca Oswald de Andrade'nin ortaya attığı Antropofaji kavramıyla da ilişki kuruyor. Bu kavrama göre kimlik, dış etkilerin özümsenmesi ve dönüştürülmesi yoluyla aktif olarak yeniden şekilleniyor. Sanatçı, çizim ve karma teknik kullanarak birden fazla tarihin bir arada var olduğu, coğrafi ve kültürel sınırları bulanıklaştıran katmanlı kompozisyonlar yaratıyor.
Sergi, peyzajı bir müzakere ve karşılaşma alanı olarak konumlandırıyor. Bu mekânlar hareket, bellek ve değişimle şekillenmiş ancak kalıcı varlıklarına tutunuyor. Zammit, izleyicileri yaşadığımız çevrelerin içinde tarihlerin nasıl taşındığını ve gömülü kaldığını düşünmeye davet ediyor.