İthal araçların kilometre sayaçlarının kurcalanmasıyla bağlantılı suçlamalarla yargılanan beş polis memuru beraat etti. İddialara göre, Japonya'dan ithal edilen araçların kilometre bilgileri düşürülerek kayıt altına alınıyordu. Olay ilk olarak 2022'de, iki araba bayisinin kilometre sayaçlarını kurcaladığının tespit edilmesiyle ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında dört polis memuru — Christopher Long, Raymond Bonnici, David Debattista ve Martin John Mifsud — geçici olarak görevden uzaklaştırıldı ve belgede sahtecilik ile yalan beyanda bulunmakla suçlandı. Beşinci sanık, eski yedek polis memuru George Farrugia da aynı suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Ancak bu hafta görülen duruşmada Hakim Kevan Azzopardi, sanıkların araç sertifikalarını imzalarken bilerek yalan beyanda bulunduklarına dair yeterli delil olmadığına karar verdi.
Duruşmada tanıklıklar, ithal araçların kayıt altına alınma sürecinin ne kadar karmaşık ve bürokratik olduğunu ortaya koydu. Polis, gümrük ve Transport Malta gibi birden fazla kurumdan onay alınması gerekiyordu. Tanıklar, araç ithalatçılarının önce polisin Çalıntı Araç Birimi'ne giderek aracın çalıntı olmadığını belirten bir formu imzalattığını, ardından bu formu Transport Malta'ya götürdüğünü anlattı. Araç Malta'ya geldikten sonra polis tarafından inceleniyor, şasi numarası belgelerle karşılaştırılıyor ve kilometre bilgisi kaydediliyordu. Ardından süreç tekrar Transport Malta'ya gidiyor, son olarak polis son bir inceleme ve onay veriyordu.
Mahkeme, bu süreçte polisin ilk onayını aracın Malta'ya gelmesinden önce verdiğini tespit etti. Oysa bu onay, aracın polis tarafından 'denetlendiğini' belgeliyordu. Ayrıca polisin son onayı, aracın Malta'ya girişini kaydeden Transport Malta damgasından daha eski bir tarih taşıyordu. Bu da aracın adaya gelmeden önce denetlendiği anlamına geliyordu. Polis memurları, rastgele seçilen ithal araçlarda benzer usulsüzlükler bulduklarını ifade etti.
Sanıklardan Raymond Bonnici ve Christopher Long, polisin ilk onayının Transport Malta'nın başvuruyu işleme alması ve aracı Malta'ya getirmesi için gerekli olduğunu savundu. Transport Malta yetkilileri de benzer ifadeler vererek, ithalat formlarındaki tarihlerin aracın gerçek varış tarihini yansıtmadığını söyledi. Yetkililer, kurumun öncelikli olarak formun usulüne uygun damgalanıp damgalanmadığına baktığını, onayların kronolojisiyle ilgilenmediğini belirtti.
Mahkeme, sanıkların savunmasını kabul ederek damgalama sürecinin 'ilgili kurumlar arasında varılan usuli bir anlaşmanın sonucu' olduğuna hükmetti. Bu sürecin ciddi usul ve idari hatalara yol açtığını ancak sanıkların 'sonuçlardan haberdar olmadığını ve ilk damga ile imzaları atarken herhangi bir suç kastı taşımadığını' belirtti. Beş sanık da tüm suçlamalardan beraat etti. Savunma avukatlığını Arthur Azzopardi ve David Saliba üstlendi.