Bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum çünkü yargıçlık yaptığım dönemde, objektif olarak haklı olsalar bile tarafların davalarını nasıl kaybettiklerine defalarca tanık oldum. Bir davada veya yargıç önünde yapılmaması gerekenleri sıralayacağım.
Erken suç kabulünden kaçının. Aleyhinizdeki deliller ezici bir şekilde güçlü görünse bile, vicdanınızla barışmak uğruna erkenden suçu kabul etmeyin. İyi bir hukuki danışmanlık alın; çünkü usul hukuku lehinize işleyebilir. Erken bir suç kabulü, yargıcın davanızı değerlendirmesini önemli ölçüde etkileyebilir ve sonuç üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Kabulden dönmek de her zaman işe yaramaz.
Saygısız olmaktan kaçının. Duruşma salonunda üç temel ilke esastır: profesyonellik, saygı ve ciddiyet. Yargıcın mantığını veya duruşmadaki tavrını açıkça sorgulamak büyük bir hatadır. Aynı şekilde sesinizi yükseltmekten veya günlük konuşma dili ya da argo kullanmaktan kaçının. Bunlar sorumsuzluk ve kasıtlı işbirliği yapmama davranışının açık işaretleridir. Yargıçlar yalnızca söylenenleri dinlemez, aynı zamanda karşılarındaki kişinin beden dilini de gözlemler. Gerçeği ararken kişinin tavrını dikkate almakla yükümlüdürler. Zaman zaman davranışlar sözlerden daha güçlü konuşur.
Abartıdan veya doğruyu söylememekten kaçının. Yargıçlar, doğruyu söyleyenlere, bu doğru suçu ortaya çıkarsa bile, daha fazla anlayış gösterir. Dürüstlük kişiyi suçtan kurtarmaz ancak uygun yaptırım veya ceza belirlenirken dikkate alınabilir. Yargıçlar yalanları ve tutarsızlıkları tespit etmede uzmandır. Yalan söylerken yakalanırsanız bu, yargıcın size olan güvenini kalıcı olarak zedeleyebilir. Doğruyu söylerken kesin ve ölçülü olun. İyi niyetli abartılar bile zararlıdır ve anlatınızın inandırıcılığını zayıflatabilir.
Yargıç Toni Abela, Yargı Standartları Komiseri'dir.