Icerige atla
Politika 📰 55/100

BM uzmanları, Cezayir'de kayıp yakınlarının durumundan endişe duyuyor

BM uzmanları, Cezayir'de kayıp yakınlarının durumundan endişe duyuyor

CENEVRE (İSVİÇRE) (ITALPRESS) – Birleşmiş Milletler uzmanları, Cezayir'de sivil topluma yönelik iddia edilen baskı konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Uzmanlar açıklamasında, zorla kaybedilen mağdurların yakınlarının; sevdiklerini arama, gerçeği ve adaleti talep etme süreçlerinde gözaltına alındığını, tacize ve sindirme girişimlerine maruz kaldığını belirtti.

Uzmanlar açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Zorla kaybedilen kişilerin yakınlarının gerçeği öğrenme hakkı vardır. Bu hakka yönelik her türlü engelleme, ailelerin acısını derinleştirir ve sivil toplum üzerinde caydırıcı bir etki yaratır."

Açıklamada anılan vakalar arasında, Nisan 2026'da Cezayir makamlarınca henüz netliğe kavuşmamış koşullarda gözaltına alındığı bildirilen aktivist Rachid Ben Nakhla'nın durumu da yer alıyor. BM uzmanları, Cezayir'i söz konusu kişinin gözaltı yerini ve akıbetini derhal açıklamaya ve onu gecikmeksizin serbest bırakmaya çağırdı.

Rapor ayrıca, gözaltı kararı bulunmadan yakalandığı ve daha sonra serbest bırakıldığı iddia edilen Hamza Tellaa, Samia Bekouche ve Slimane Hamitouche'nin vakalarına da değiniyor. Uzmanlara göre, resmi olarak kabul edilmeyen geçici gözaltı bile uluslararası hukuk kapsamında zorla kaybetme suçunu oluşturabilir.

Cezayir makamlarının ayrıca Collectif des Familles de Disparu.e.s en Algérie (CFDA) ve SOS Disparus derneğini hedef aldığı ileri sürülüyor. 16 Mart'ta SOS Disparus'un binası, idari izin eksikliği gerekçesiyle Cezayir makamları tarafından kapatılıp mühürlendi. BM uzmanları bu önlemlerin meşruiyeti konusunda şüphelerini dile getirerek, söz konusu kısıtlamaların ailelerin bir araya gelmesini, örgütlenmesini ve kayıp yakınlarını arama çabalarını sürdürmesini fiilen engellediğini vurguladı.

Cezayir'in uluslararası yükümlülüklerini hatırlatan BM uzmanları, "zorla kaybetme yasağının uluslararası hukuk kapsamında mutlak ve istisnası bulunmayan bir yasak olduğunu" bir kez daha vurguladı. Yetkililerin, mağdur ailelerini ve insan hakları savunucularını her türlü misilleme, sindirme ve zulümden koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlattı. Uzmanlar ayrıca temel usul güvencelerine tam saygı gösterilmesini, CFDA ve SOS Disparus'a yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını, derneğin ofislerinin yeniden açılmasını ve alınan tedbirlere itiraz edilebilmesi için etkili yargı yollarına erişim sağlanmasını talep etti.

Kaynak: medNews

Paylaş: