Malta'nın cezaevi nüfusu bir yıl içinde kapasitenin altından ciddi kalabalık seviyesine yükseldi. Avrupa Konseyi tarafından yapılan araştırmaya göre Corradino Cezaevi artık Avrupa'nın en kalabalık cezaevleri arasında yer alıyor.
Salı günü yayımlanan yıllık Cezaevi Nüfusları İstatistik Raporu, Malta cezaevindeki mahkumların neredeyse üçte birinin hala hüküm beklediğini ortaya koydu. Rapor ayrıca Corradino'daki kadın mahkum oranının Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu gösteriyor.
Raporda Avrupa cezaevlerindeki ciddi kalabalık sorununa ve yaşlı ile kadın tutuklu oranlarındaki artışa dikkat çekiliyor.
Malta, 100 yere 118 mahkum oranıyla ciddi kalabalık yaşayan dokuz cezaevi arasında yer aldı. 2024 raporunda Malta'da 100 yere 83 mahkum kaydedilmişti.
Avrupa genelinde 100 yere düşen mahkum sayısı 31 Ocak 2024 ile 31 Ocak 2025 arasında 94,7'den 95,2'ye yükseldi. Bu oran ülkeler arasında önemli farklılıklar gösteriyor.
500.000'den fazla nüfusa sahip ülkelerde 14 cezaevi sistemi kapasitelerinden fazla mahkum barındırdığını bildirdi. Bunlardan dokuzu, Malta dahil, ciddi kalabalık yaşıyor. Türkiye ve Fransa 100 yere 131 mahkumla listenin başında yer aldı.
Toplamda 50 cezaevi yönetiminden 16'sı kapasitelerini aşan mahkum nüfusu bildirdi.
Ocak 2025 sonu itibarıyla Avrupa Konseyi üye devletlerinin 51 cezaevi yönetiminde toplam 1.107.921 kişi tutuklu bulunuyordu.
Malta, 2005-2025 yılları arasında cezaevi nüfusunda yüzde 62 artış kaydetti.
Malta cezaevlerindeki mahkumların yüzde 51'i yabancı uyrukluydu. Bu oran, yüzde 78 ile listenin başında yer alan Lüksemburg'un ardından sekizinci en yüksek oran oldu.
Yabancı uyruklular bazı cezaevi sistemlerinde mahkum nüfusunun önemli bir kısmını oluştururken, diğerlerinde çok küçük bir oranı temsil ediyor. Bu farklılığın nedenleri arasında göç akışları, yasal çerçeveler ve jeopolitik faktörler yer alıyor. Avrupa genelinde mahkumların yüzde 17'si yabancı uyrukluydu.
Raporda, yabancı mahkumlar arasında Avrupa Birliği vatandaşlarının ortalama oranının yüzde 27 olmasının, Avrupa hareketliliğini ve vatandaşların üye devletler arasında yaşamasına ve çalışmasına imkan tanıyan AB'nin serbest dolaşım çerçevesini yansıttığı belirtildi.
Malta ayrıca yüzde 8 kadın mahkum oranıyla Macaristan (yüzde 8,8) ve Çekya'nın (yüzde 8,6) ardından üçüncü en yüksek orana sahip ülke oldu.
Avrupa cezaevi nüfusunda kadın oranı Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi. Bir milyondan fazla nüfusa sahip ülkelerde bu artış genel olarak yüzde 8,9 oldu. Bu durum cezalandırma uygulamalarındaki, suç örüntülerindeki ve hapis cezasına alternatiflerin kullanımındaki değişimi yansıtabiliyor.
Malta cezaevinde personel-mahkum oranı, Avrupa medyanına eşit olarak personel başına 1,4 mahkum düzeyinde bulunuyor.
Araştırılan ülkelerde uyuşturucu suçları, mahkumların hapis yatma nedenleri arasında yüzde 17,3 ile ilk sırada yer almaya devam etti. Bunu yüzde 12,1 ile hırsızlık takip etti. Hüküm giymiş mahkumların yaklaşık üçte biri şiddet suçlarından ceza çekiyordu. Bu suçlar arasında cinayet (yüzde 10,9), tecavüz veya diğer cinsel suçlar (yüzde 8,6), saldırı (yüzde 6,3) ve gasp (yüzde 6,1) yer alıyor. Mahkumların yüzde 2,7'si trafik suçlarından, aynı oranda kişi ise ekonomik veya mali suçlardan hüküm giymişti.
Corradino'daki mahkumların yüzde 37'si tutuklu yargılanıyor ve bu oran yüzde 30'luk Avrupa ortalamasının üzerinde. Avrupa Konseyi'nin araştırması, tutuklu yargılanan mahkum oranının yüksek olmasını kriminologların yasal sistemdeki olası verimsizliklerin göstergesi olarak değerlendirdiğini belirtti. Bu durum genellikle yavaş mahkeme süreçleri, kaynak yetersizlikleri veya tutukluluğun tedbir amaçlı değil cezalandırıcı amaçlı kullanılmasıyla ilişkilendiriliyor.
Ancak raporda bu yorumların genellemeler olduğu ve gerçek koşulların ülkeye özgü pek çok faktörden etkilenebileceği vurgulandı. Örneğin İsviçre gibi yabancı mahkum oranı yüksek ülkelerde, yasal ikamet statüsü olmayanların kaçma riski nedeniyle tutuklu yargılanmasının gerekli olabileceği belirtildi.