Eurovision Şarkı Yarışması sona erdi ve hepimiz klavyelerimizin başına geçip neden etkinliği boykot etmemiz, katılmamamız ya da daha az veya daha çok para harcamamız gerektiğini açıklayabiliriz. Bu tartışmaların sayısı, ortalama sıralamamızdan yalnızca biraz daha az.
Bilgi için belirtmek gerekirse, yarışmanın 70. edisyonunu Bulgar şarkıcı Dara kazandı, Malta'yı temsil eden Aidan ise 18. sırada yer aldı.
Tartışmalara geri dönecek olursak, etkinliği boykot etme dışındaki argümanların her yıl yeniden gündeme geldiğini ve köklü bir değişiklik olmadığı sürece gelecek yıl da tartışılmaya devam edeceğini hatırlatmak gerekir.
Bu görüşlerin her birinin değerlendirmeye değer olduğunu söylemek gerekir. İlk olarak, İsrail'in Gazze'de yaşattığı dehşete rağmen yarışmada yer almasına karşın Malta'nın etkinliği boykot edip etmemesi gerektiği sorusu var.
İspanya, İrlanda ve Hollanda gibi ülkeler yarışmaya katılmama kararı aldı. Belçika ise Avrupa Yayın Birliği'nin daha güçlü bir tutum sergilememesinden duyduğu hayal kırıklığı nedeniyle gelecek yılki yarışmayı boykot etmeyi düşünüyor.
Times of Malta, "kültür ve siyaset asla tamamen birbirinden ayrılamaz" görüşünü savunarak boykottan yana tavır aldı. Malta'nın veya Avrupa Yayın Birliği'nin tutumu 2027'de değişecek mi?
Bir sonraki mesele Malta'nın bu yıllık şölene katılıp katılmaması gerektiği. Malta yarışmaya ilk kez 1971'de katıldı, ardından 16 yıllık bir aradan sonra 1991'de Kamu Yayın Hizmetleri devreyi almasıyla geri döndü.
İki kez ikinci, bir kez de üçüncü olduk. Bunun dışındaki sonuçlarımız ise oldukça vasat kaldı. Birçok kişi her yıl aynı soruyu soruyor: Neden katılıyoruz?
Yarışma bazı katılımcılar için harika bir fırsat oldu. Ancak bu sanatçılar yarışma olmasaydı da kendilerine bir isim yapabilirler miydi?
İz bırakmadan kaybolup gidenler, yarışmanın uzun vadeli etkisinin ne kadar sınırlı olduğunu gösteriyor. Bu üzücü gerçek Malta için olduğu kadar, Malta'dan daha iyi veya daha kötü dereceler elde etmiş olsun, yarışmaya katılan diğer tüm ülkeler için de geçerli.
Bir diğer mesele bu festivale yaptığımız harcamalar. Her şeyden önce, kamu kaynaklarından harcanan her kuruşun hemen olmasa bile sonunda mutlaka gerekçelendirilmesi gerekir.
Paramız varsa harcamanın sakıncası olmadığını düşünür gibiyiz. Oysa o paranın başka nerelere harcanabileceğini hesaba katmıyoruz.
Bu harcamalar vatandaşlara nasıl bir fayda sağlıyor? Eurovision'da bayrağımızı dalgalandırmak, tanıtım videosundan bağımsız olarak, örneğin turizme bir etki yapıyor mu?
Bunu bilmiyoruz. Çünkü her yıl olduğu gibi bu yıl da ticari çıkar bahanesi başta olmak üzere zayıf gerekçelerle perde gerisinde tutuluyor.
Times of Malta, Kamu Yayın Hizmetleri'ne ve kültür bakanlığına başvurarak Malta'nın Eurovision katılımına ilişkin tüm pazarlama, tanıtım faaliyetleri ve toplam maliyetlerin ayrıntılı bir dökümünü talep etti. Ancak hiçbir yanıt alamadık.
Bu paranın kaynağı vergilerimiz ve tanıtım için ne kadar harcandığını, neye harcandığını bilmeye hakkımız var. Her euronun yerinde kullanıldığını ve bulanık veya şüpheli planlara harcanmadığını öğrenmeyi hak ediyoruz. Bu cömert kaynaktan kimlerin pay aldığını bilmek de bizim hakkımız.
Katılım için ödeme yapmak başka bir şey, tanıtım için ödeme yapmak başka bir şey. Bu yıl 12 ülkeyi kapsayan bir tanıtım turu, Avrupa ülkelerine dikilen reklam panoları, İngiliz gazetelerine verilen tam sayfa ilanlar ve ücretli çevrimiçi tanıtımlar gördük.
2021 yılında, bahis şirketleri aracılığıyla şarkıyı öne çıkarmak da dahil olmak üzere 650.000 euro harcadığımız bildirilmişti. Bu yılki şarkıyı öne çıkarmak için ne kadar para harcandığını muhtemelen hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Üstelik tüm bu çabalar yalnızca 8 jüri oyu için yapıldı.
Suçlayacak kimsemiz yok, sorumlu yine kendimiziz.