Icerige atla
Politika ⭐ 78/100

Editöryel: Zulmü Kutlayan Adam

Editöryel: Zulmü Kutlayan Adam

Nefret artık uluslararası ilişkilerin sözlüğüne girdi ve dünya, son üç yıldır Gazze'de İsrail Savunma Kuvvetleri'nin elinde yaşanan soykırımın korkunç zulmüne karşı acı verici biçimde yavaş tepki vermeye devam ediyor.

Bir zamanlar 'Batı' olarak anılan liberal düzen hareketsiz ve kayıtsız kaldı. Bu düzen, iğrenç 7 Ekim saldırılarının ardından gerçekleşen soykırımı silahlandıracak şekilde İsrail'e silah satışlarının sürmesine izin verdi. Filistin devletini tanımakta ayak sürüdü ve BM'nin işgal altındaki Filistin toprakları Özel Raportörü Francesca Albanese'ye yönelik ABD yaptırımlarının cezalandırıcı gücü karşısında parmağını bile kıpırdatmadı.

Bugün hâlâ İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve son olarak açık denizlerde barışçıl Sumud aktivistlerinin yasadışı şekilde kaçırılması, insanlık dışı muameleye ve cinsel istismara maruz bırakılması karşısında ödlek bir çekingenlik sergiliyor.

Küresel liderler, çok geç de olsa, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in paylaştığı bir videoya tepki gösterdi. Söz konusu video geniş çaplı kınama ve diplomatik tepkiye yol açtı. Çünkü videoda Küresel Sumud Filosu'ndan gözaltına alınan aktivistler elleri bağlı ve alınları yerde gösteriliyordu. Ben-Gvir onlarla alay ederken güvenlik güçleri onları dövdü, tekmeledi ve yumrukladı; bu sırada 'İsrail'e hoş geldiniz' diye bağırdılar.

Avrupa ülkelerinin İsrail büyükelçilerini bakanlığa çağırmaya başlaması, ancak Netanyahu kabinesinin en zalim isimlerinden birine ait bu son viral videolar karşısında mümkün oldu.

İngiltere, İsrail'in maslahatgüzarını bakanlığa çağırdı. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas'tan Ben-Gvir'e yönelik yaptırımları görüşmesini istedi. Tajani bu talebi, 'aktivistleri uluslararası sularda ele geçirmek ve onları en temel insan haklarını ihlal ederek taciz ve aşağılamaya maruz bırakmak gibi filoya karşı işlenen kabul edilemez eylemler' nedeniyle yaptı.

Avrupa ülkelerinin İsrail büyükelçilerini bakanlığa çağırmaya başlaması, ancak Netanyahu kabinesinin en zalim isimlerinden birine ait bu son viral videolar karşısında mümkün oldu.

Polonya Dışişleri Bakanlığı ise Ben-Gvir'in ülkeye girişinin yasaklanmasını istedi. Ben-Gvir, Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant'ı hedef alan Uluslararası Ceza Mahkemesi yaptırımlarının kapsamı dışında kalmaya devam ediyor. Ancak aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile birlikte İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç tarafından seyahat yasağıyla karşı karşıya bulunuyor. Slovenya, İspanya ve Hollanda hükümetleri de kendisine yaptırım uyguladı.

Arap karşıtı ve aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partisinin lideri Ben-Gvir, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da bir yerleşimci. Avukat olarak, İsrail mahkemelerinde Yahudi aşırılıkçı terörü ile suçlanan İsraillileri savunmasıyla tanınıyor. Uluslararası basında iyi belgelenmiş ahlaki çöküntüsünün sınır tanımadığı görülüyor: Filistinli bir mahkuma zorla cinsel saldırıdan şüphelenilen dokuz İsrail askerine verdiği destek dikkat çekiciydi. Ben-Gvir, askerlerin yargılanmasını bizzat kınamıştı.

Batı Şeria'da terörden hüküm giyen Filistinliler için asılarak idam cezasını onaylayan İsrail yasa tasarısının yakın zamanda geçmesinin ardından Ben-Gvir, doğum gününde üzerinde süs olarak ilmik bulunan bir pastayla kutlandı.

İsrail iç politikası aracılığıyla Filistinlilerin sistemli biçimde insanlıktan çıkarılmasını, giderek Netanyahu makamı ile Ben-Gvir ve Smotrich'in aşırı sağ tehdidi altında zirveye ulaşan bir ölüm kültürü olarak kutlanıyor gibi görünen olgunun parçası olarak yorumlamamak zor.

Sosyal medya bize modern siyasetin en çirkin içgüdülerini açıkça gösterdi. Bu siyasette küstah provokasyon İsrail vatanseverliği kılığına bürünüyor, zulüm sürekli olarak güç diye satılıyor ve dini fanatizm İsrail dış politikasının ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

Soykırımı destekleyen, insan onurunu harcanabilir gören politikacılara güç veren İsrail nasıl güvenlik iddiasında bulunabilir? İsrail toplumu ve devletinin aşırılığın insafa karşı kazandığı karanlık zaferi kutlar göründüğü bir ortamda barışa giden olası bir yolu hayal etmek zor. Bu durum, siyasetin insanlığa hizmet etmesi gerektiğine hâlâ inanan herkesi dehşete düşürmelidir.

Paylaş: