Malta'da devlet okullarına devam eden bazı engelli çocuklar, 8 Haziran Pazartesi günü başlayacak sınav döneminde okul ortamlarından uzaklaştırılacak ve özel bir programa alınacak. Bir sivil toplum kuruluşu bu uygulamanın çocukların haklarını ihlal ettiğini açıkladı.
Malta Engelli Kişiler Federasyonu Başkanı Marthese Mugliette, eğitim yetkililerinin engelli STK'ları veya Engelli Hakları Komisyonu ile hiçbir danışma yapmadan bu kararı aldığını söyledi.
Mugliette'in açıklamasına göre, 8 Haziran Pazartesi'den itibaren bazı engelli öğrenciler kendi okul ortamlarından alınacak ve üç hafta sürecek ayrı bir öğrenme programına katılmak zorunda bırakılacak.
Mugliette, "İşin daha da kötüsü, bu öğrencilerin Öğrenme Destek Eğitmenleri (LSE'ler) okulda kalacak ve başka görevlere atanacak" dedi.
Geçen yıl bu çocuklardan MUT'un (Malta Öğretmenler Birliği) yönergesi doğrultusunda sınav döneminde evde kalmaları istenmişti.
Ancak bu yıl böyle bir yönerge bulunmamasına rağmen çocuklar yine bir kenara itiliyor. Mugliette, bu durumun insan haklarına aykırı olduğunun altını çizdi.
BM Engelli Hakları Sözleşmesi'ne (UN CRPD) göre Malta, her seviyede kapsayıcı bir eğitim sistemi sağlamak ve engelli kişilerin ücretsiz ve kaliteli ilk ve orta öğretimden dışlanmasını önlemekle yükümlü.
Mugliette, "Buna rağmen Haziran 2026 itibarıyla bu temel haklar Malta yetkilileri tarafından göz ardı edilmeye devam ediyor" dedi.
Federasyon başkanı, engelli öğrencilerin diğer tüm öğrencilerle aynı haklara sahip olduğunu vurguladı. Bu çocukların Haziran sonuna kadar okula devam etme ve eğitim programlarından yararlanma hakkı bulunduğunu belirtti.
Mugliette'e göre bu öğrenciler okullarına devam etmek, Bireysel Eğitim Planları'nda (IEP) belirlenen hedeflere ulaşmak ve kendi LSE'lerinden destek almak istiyor.
Federasyon, eğitim yetkililerine kapsayıcılığı öncelik haline getirme ve bu öğrencilerin kendi okullarında eğitimlerine devam edebilmelerini sağlama çağrısında bulundu.
Aileler de Karar Süreçlerinden Dışlanıyor
Bu danışma eksikliği, Ombudsman Eğitim Komiseri Vincent de Gaetano'nun yakın zamanda verdiği bir kararla da örtüşüyor. De Gaetano, engelli çocukların ailelerinin görüşlerinin dikkate alınmadığına ve bunun kapsayıcılığa olumsuz etkisine dikkat çekmişti.
Komiser, Mart ayında Guardian Angel Ortaokulu son sınıfına devam eden 15 yaşındaki bir oğlanın annesi tarafından yapılan şikayeti inceledi. Anne, oğlunun Wardija'daki Dun Manwel Attard Okulu'na geçişi hakkında eğitim yetkililerinden bilgi almaya çalışmıştı.
Anneye, Wardija Okulu'nun artık yeni öğrenci kabul etmediği, tek seçeneğin Life Map adlı özel bir program olduğu söylendi.
Ancak 11 Mayıs'ta yayımlanan bir hükümet genelgesi, Wardija Okulu'nun faaliyetlerine devam edeceğini ve kayıt sürecinin tekrar başlayacağını duyurdu.
Komiser incelemesinde, Eğitim Hizmetleri Müdürlüğü bünyesindeki uzmanlaşmış çok disiplinli kurulun işleyişini değerlendirdi. Bu kurul, Wardija Okulu ve Life Map gibi özel eğitim ortamlarına kabul kararlarından sorumlu.
Kurul, başvuruları belgelere, psikoeğitimsel raporlara ve okul yetkilileri ile kapsayıcılık uzmanlarıyla yapılan görüşmelere dayanarak değerlendiriyor. Ancak kabul sürecinde ailelerle doğrudan görüşme yapılmıyor. Soruşturma ayrıca ailelerin kurul kararlarına karşı etkili bir itiraz hakkına sahip olmadığını ortaya koydu.
Komiser, ailelerin çocuklarının birincil eğitimcileri olduğunu vurguladı ve özel eğitim yerleştirmeleriyle ilgili kararlarda anlamlı katılımın şart olduğunu belirtti.
De Gaetano, kurulun kullandığı kabul prosedürleri ve kriterlerinin kamuya açık olmamasının şeffaflığı sınırlandırdığını ve ailelerin etkili katılımını engellediğini ifade etti.
Komiser, bu prosedürel dengesizliğin makul olmadığı sonucuna vardı. Özel okullara kabul prosedürlerinin ve kriterlerinin kamuya açık hale getirilmesini önerdi.
De Gaetano ayrıca ailelerin kurul tarafından doğrudan danışılması ve talep edilmesi halinde çocuklarının yerleştirilmesiyle ilgili toplantılara katılmalarının sağlanması için idari önlemler alınmasını tavsiye etti.
Komiser son olarak, ailelerin özel eğitim yerleştirme kararlarına karşı etkili bir başvuru imkanı bulması için iç idari itiraz prosedürünün oluşturulmasını önerdi.