Hükümet, imar itirazları reformuna ilişkin halka açık istişare sürecinin resmi olarak tamamlandığını duyurdu.
İstişare süreci boyunca Altyapı, İmar ve İstihdam Bakanlığı; vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, profesyoneller ve ilgili taraflardan önerilen yasal çerçeveye dair çok sayıda görüş ve öneri aldı.
Altyapı, İmar ve İstihdam Bakanı Jonathan Attard, bu istişare sürecinin imar itirazları için daha adil, şeffaf ve etkili bir sisteme ulaşılmasını sağlayacak sürecin çok önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Attard, "Halka açık istişare süreci kapandığına göre, yapıcı bir şekilde katılım sağlayan herkese teşekkür etmek istiyorum. Bu konu, doğrudan topluluklarımızı, insanların yaşam kalitesini ve imar sistemine olan güvenini etkiliyor. Bu nedenle, bir sonraki aşamaya geçmeden önce tüm görüşleri ve önerileri duymak büyük önem taşıyordu" dedi.
Açıklamada, önerilen reformun üç ana temele dayandığı belirtildi: Birinci temel, bir itiraz yapıldığında ilgili izinlerin otomatik olarak askıya alınması; ikinci temel, davaların zamanında karara bağlanması için net sürelerin belirlenmesi; üçüncü temel ise Çevre ve İmar İtirazları Mahkemesi'nin çalışmalarını güçlendirmek amacıyla daha fazla dijitalleşme ve idari araçların kullanılması.
Bakan Attard, reformun ana amacının "yıllardır sistemde hissedilen bir durumu ele almak" olduğunu ifade etti. Attard, "Yasa itiraz hakkı tanımasına rağmen, belirli durumlarda itiraz süreci tamamlanmadan önce izinlerin uygulamaya konulması gibi bir sorunla karşı karşıyayız" dedi.
Mevcut sistemde, İmar Otoritesi'nden alınan izinlere dayanılarak, bu kararlar Çevre ve İmar İtirazları Mahkemesi ve yargı mercilerinde itiraz edilmiş olsa dahi inşaat çalışmalarına başlanabiliyor. Sivil toplum kuruluşları, bu durumun mahkeme kararıyla bir izin iptal edilene veya tadil edilene kadar projenin çoktan tamamlanmış veya tamamlanmak üzere olmasına yol açtığından yakınmış, son haftalarda ise önerilen reformları memnuniyetle karşıladıklarını belirtmişti.
Attard sözlerini şöyle sürdürdü: "İtiraz hakkının yasada var olması, eğer pratikte gerçek bir etki yaratamıyorsa yeterli değildir. Bu reform, imarın lehine veya aleyhine bir reform değildir. Bu reform; adalet, denge ve kurumlara olan güven lehine bir reformdur. İtirazcıların haklarını koruyan, aynı zamanda izinlerini usulüne uygun olarak almış olanlar için yasal kesinlik ve öngörülebilirliği garanti eden bir sistem yaratıyoruz."
Bakan, öneriler arasında daha modern elektronik bildirim sistemleri, dijital sicillerde iyileştirmeler, İtirazlar Mahkemesi, İmar Otoritesi ve Mahkemeler arasında daha güçlü bir koordinasyon ile Mahkeme'ye "davaların daha verimli ve gereksiz gecikmeler olmadan yürütülmesi" amacıyla özel idari destek sağlanması da yer aldığını ekledi.
Attard, önümüzdeki haftalarda istişare sürecinde alınan katkıların detaylı bir değerlendirmesinin yapılacağını ve uygun görülen durumlarda bu katkıların reformun son haline yansıtılacağını söyledi.
"İtirazın sadece yasada var olduğu değil, aynı zamanda gerçek bir çözüm üretebildiği daha adil, şeffaf ve güvenilir bir sistem istiyoruz. Bu reform, iyi yönetişim lehine ve imar sistemine olan güvenin artırılması yönünde atılmış bir adımdır" diyerek sözlerini tamamladı.
Hükümet, "daha etkili, dengeli ve adil bir imar sistemine yönelik taahhüdü yerine getirmek amacıyla, reformu yasama sürecinde ilerletmek için gerekli çalışmalara şimdi devam edeceğini" açıkladı.