Richard E. Grant, Homeros'un Odysseia'sının açılış dizelerini kendine özgü tatlı sesiyle okurken, kamera kısa süre sonra onu Valletta'nın Grand Harbour limanında bir dgħajsa (geleneksel Malta teknesi) üzerinde süzülürken gösteriyor. Bu, pek de Homerosvari bir sahne değil. Grant, 'Malta'ya ilk gelişim ve adanın güzelliği olağanüstü' diyor.
Yeni Channel 4 dizisinin öncelik verdiği şey de tam olarak adanın bu güzelliği. Programın en büyük artılarından biri, yerel halkla etkileşimlerle dolu olması. Grant, Malta tarihine ve kültürüne kendini kaptırmaya son derece hevesli. Yapımcı Smith'in 'yürüyen bir Malta ansiklopedisi' olarak tanımladığı Malta denizcilik tarihçisi Liam Gauci, Grant'a adadaki yolculuğunda eşlik ederek bölümün tarihi dokusunu zenginleştiriyor.
Grant'ın bir yerel halkla etkileşime girdiği en eğlenceli sahne ise eleştirmenlerden en az beğeniyi alan sahne olabilir: Grant'ın Mdina'daki Michelin yıldızlı De Mondion restoranındaki gurme yemeği. Yine de Grant'ın Malta mutfağına olan heyecanı – Maltalı güvercinin tabağını resmen yalayarak temizlemesi – ve şef Clint Grech ile yaptığı şakalaşma, dizinin Malta'ya olan bariz sevgisini temsil ediyor.
Odysseia hakkında bir programın tam bir bölümünü Malta'ya ayırması ilk bakışta mantığa aykırı görünebilir. Ancak Smith, 'amaç, ikisi arasında bir denge kurmaktı, böylece hem eğlenceli oluyor hem de izleyiciyi kaybetmiyorsunuz' diyerek bu durumu açıklıyor. Dizinin kalan üç bölümü daha Homerosvari yerleri keşfedecek olsa da Smith, 'Malta'nın sundukları açısından çok eşsiz bir güzelliği var ve bence kesinlikle Akdeniz'in gizli bir mücevheri' yorumunu yapıyor.