İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, savaş uçaklarının Beyrut'un güney banliyölerini vurduğu bir günde, ordunun Hizbullah'a karşı savaş sona erdikten sonra bile güney Lübnan'ın geniş bir bölgesini işgal edeceğini açıkladı.
Katz'ın açıklaması, güneyi işgal etme niyetini gösteren ilk İsrail bildirisi değildi; ancak Orta Doğu savaşının 2 Mart'ta Lübnan'a yayılmasından bu yana yapılan en net açıklama oldu.
AFPTV'nin canlı yayını, salı günü Hizbullah'ın uzun süredir kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen bir saldırıyı görüntüledi. İsrail ordusu, "Beyrut'taki Hizbullah terör altyapısını vurmaya başladığını" bildirdi.
İsrail birlikleri sınır bölgelerinde kara harekâtı sürdürürken, ülkenin özellikle güneyine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.
İran destekli militan grup, İsrail'in İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'i öldürmesinin intikamını almak amacıyla İsrail'e saldırılar düzenleyerek Lübnan'ı savaşa sürükledi. İsrail buna Lübnan genelinde geniş çaplı hava saldırıları ve kara harekâtıyla karşılık verdi.
Katz, bakanlığı tarafından yayımlanan video açıklamasında şunları söyledi: "Operasyonun sonunda İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Lübnan içinde bir güvenlik bölgesi oluşturacak, tanksavar füzelerine karşı savunma hattı kuracak ve Litani Nehri'ne kadar tüm bölgenin güvenlik kontrolünü elinde tutacak."
Katz, sınırdan yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta akan Litani Nehri'nden bahsediyordu.
Katz ayrıca kuzey İsrail'in güvenliği sağlanana kadar yerinden edilen yüz binlerce Lübnanlının geri dönüşünün "tamamen engelleneceğini" söyledi.
Bakan, "Kuzeydeki sakinlere yönelik sınır tehditlerini kesin olarak ortadan kaldırmak amacıyla Lübnan'da sınıra bitişik köylerdeki tüm evlerin Gazze'deki Refah ve Beyt Hanun modeline göre yıkılacağını" ekledi.
İsrail güçleri, Filistinli İslamcı hareket Hamas'ın Ekim 2023'te güney İsrail'e düzenlediği saldırının tetiklediği iki yıllık Gazze savaşı sırasında Refah ve Beyt Hanun'u yerle bir etmişti.
Uluslararası hukuk endişeleri
Lübnan yetkilileri, çatışmaların başlangıcından bu yana 1.200'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edildiğini açıkladı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) pazar günü Katz'a mektup yazarak "İsrailli yetkililerin uluslararası insancıl hukuka saygıyı baltalayan ve bu kurallara uyma iradesini zayıflatan son açıklamalarına ilişkin derin endişelerini" dile getirdi.
HRW tarafından yayımlanan mektubun bir kopyasında, "Bu endişeler, İsrail güçlerinin daha geniş çaplı savaş hukuku ihlalleri bağlamında ortaya çıkmaktadır" ifadesi yer aldı.
Örgüt, Katz'ın 16 Mart'ta yaptığı ve Litani'nin güneyinden kaçan insanların geri dönüşünü engelleme tehdidinde bulunduğu açıklamalara atıfta bulundu.
HRW, "Sivil halkın geri dönüşünün engellenmesini pazarlık aracı olarak kullanmak zorla yerinden etme anlamına gelir; bu, savaş hukuku kapsamında yasaklanmış olup olası bir savaş suçudur" açıklamasını yaptı.
İsrail askeri sözcüsü Yarbay Nadav Shoshani salı günü gazetecilere, savaşın başlangıcından bu yana Hizbullah'ın "İsrail'e doğru, bir kısmı askerlerimize bir kısmı sivil yerleşim bölgelerine olmak üzere 4.000 ile 5.000 arasında roket, İHA, füze ve havan mermisi" attığını söyledi.
Hizbullah ise günlük açıklamalarında İsrail hedeflerini ve güçlerini vurduğunu ya da sınır kasabalarında İsrail güçleriyle doğrudan çatışmaya girdiğini duyurdu.
Lübnan'daki BM barış gücü, pazartesi günü güney Lübnan'da iki personelinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu olay, 24 saat içinde yaşanan ikinci ölümlü saldırıydı.
Avrupa Birliği, salı günü barış gücü askerlerine yönelik saldırıların soruşturulmasını talep etti. AB sözcüsü Anouar El Anouni saldırıları "kesinlikle kabul edilemez" olarak nitelendirdi.