Malta mahkemesi, ülkenin finansal hizmetler düzenleyicisinin adil yargılama için gerekli güvencelerden yoksun olduğuna karar verdi.
Dava, Phoenix Payments (sonradan Lazarus Long olarak adı değişti) şirketinin açtığı anayasal başvuruya dayanıyor. Şirket, düzenleyici kurumun aynı anda soruşturmacı, savcı ve yargıç gibi davranma yetkisine itiraz etti. MFSA, 2021 yılında bu şirkete 32.400 euro para cezası kesmişti.
Lazarus Long'un yapısal eksiklikleri olduğu tespit edildi. MFSA denetimi yaptığı sırada şirketin işleyen bir yönetim kurulu bulunmuyordu. Yönetim kurulu denetime tabi değildi ve şirket iş modeline ilişkin riskleri yeterince değerlendirmemişti.
MFSA, denetim, uygulama ve yürütme komitesinin birbirinden bağımsız çalıştığını savundu. Ancak mahkeme, bu birimlerin para cezasına giden sürecin her aşamasında birlikte çalıştığını saptadı.
Mahkeme ayrıca MFSA cezalarının cezalandırıcı niteliğinin bağımsız güvencelere ihtiyaç doğurduğu sonucuna vardı.
Olası ihlal
MFSA kararlarına karşı itirazları inceleyen finansal hizmetler tribunalinde de sorunlar tespit edildi. Yargıç Rachel Montebello, tribunal üyelerinin maliye bakanı tarafından üç yıllık dönemler için atanmasının görev güvencesi sağlamadığını belirtti. Bu nedenle tribunal, bağımsızlık ve tarafsızlık testini geçemedi.
Mahkeme, tribunal kararlarına karşı temyiz mahkemesine yapılacak itirazların yalnızca hukuki noktalarla sınırlı olduğunu vurguladı. Yani bir şirket tribunal itirazını kaybederse, tribunalin olgulara ilişkin değerlendirmesine tam olarak itiraz edemiyor. Bu durum, MFSA kararının tam ve bağımsız bir incelemesi için herhangi bir yol bırakmıyor.
Yargıç, mevcut yasal düzenlemenin temel hakların "olası ihlalini" kaçınılmaz kıldığı sonucuna vardı. Mahkeme, gerekli yasal güvenceler getirilene kadar şirketin tribunal önündeki bekleyen itirazının askıya alınmasına hükmetti.
Mahkeme, Lazarus Long'un MFSA kararının iptali ve manevi tazminat ödenmesi taleplerini reddetti. Bekleyen itiraz nedeniyle henüz fiili bir ihlalin gerçekleşmediği belirtildi.
Bir başka düzenleyici olan Mali İstihbarat Analiz Birimi (FIAU), uygulama süreçlerinde benzer sorunlarla karşılaştı. 2024 yılında anayasa mahkemesi, birimin para cezası kesme yetkisini fiilen ortadan kaldıran bir kararı bozmuştu.
Mahkeme o kararında, FIAU bağımsız bir tribunal veya tarafsız bir mahkeme olmasa da, ceza alanlara bir mahkeme önünde "tam inceleme erişimi" sağlandığı sürece adil yargılanma hakkının güvence altında olduğuna hükmetmişti.