Malta'da hanehalkı elektrik tüketimi, 2015 ile 2024 yılları arasında AB genelindeki ortalama %3'lük artışa kıyasla yaklaşık %66 artarak Birlik'te en yüksek büyümeyi kaydetti. Yeni Eurostat verilerine göre, Malta'yı %36'lık artışla Estoonya takip ederken, Slovenya, Avusturya ve Kıbrıs da kayda değer artışlar yaşadı.
Malta Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Enstitüsü Direktörü Luciano Mule' Stagno, bu artışın arkasındaki en büyük faktörün nüfus artışı ve klima kullanımının yaygınlaşması olduğunu belirtti. Verilerin hane başına değil toplam tüketimi yansıttığına dikkat çeken Stagno, yaşam standartlarının yükselmesiyle birlikte konfor beklentilerinin arttığını ve özellikle gece sıcaklıklarının 28 dereceyi bulduğu dönemlerde klimaların vazgeçilmez hale geldiğini ifade etti. Ayrıca, kiralık konut sayısındaki keskin artışın da elektrik tüketimini körüklediğini; güvenlik gerekçesiyle bu evlerde gaz yerine elektrikli ev aletlerinin tercih edildiğini vurguladı.
Malta hükümeti, sübvansiyon politikası sayesinde AB'de en düşük hanehalkı enerji fiyatlarını korumaya devam ediyor. Yıllık yaklaşık 1 milyar Euro'ya mal olan bu destek, yerel enerji fiyatlarını 100 kWh başına yaklaşık 12 Euro'da tutarak hanehalklarını Avrupa'daki keskin artışlardan koruyor. Ancak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Malta Merkez Bankası, sübvansiyonların uzun vadeli maliyetleri konusunda uyarılarda bulunurken, Merkez Bankası 2025 için kademeli bir çıkış stratejisi çağrısı yaptı.
Ülkede enerji üretiminin neredeyse %85'i fosil yakıtlardan sağlanırken, yenilenebilir kaynakların payı sadece %16 seviyesinde kalıyor. Bu oran, AB'nin 2030 yılı için belirlediği %42.5 hedefinin oldukça altında. Ayrıca ulaşım sektörü, toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık %46'sını oluşturarak ülkenin en büyük emisyon kaynağı konumunda.
Artan talebi karşılamakta güneş enerjisi kurulu gücünün 250 MW'a yaklaşması yardımcı oluyor. Stagno, güneş panellerinin özellikle klima kullanımının zirve yaptığı öğleden sonra saatlerinde en yüksek üretimi yaparak sistemi aşırı yüklenmekten koruduğunu belirtti. Ancak ülkenin coğrafi kısıtları ve rüzgar enerjisi potansiyelinin bulunmaması nedeniyle yenilenebilir kapasitenin ihtiyacı karşılayacak kadar hızlı büyüyemediğine dikkat çekti. Bu açığın, Sicilya ile ikinci elektrik interkonnektörü ve ileride geliştirilecek açık deniz rüzgar ve güneş projeleriyle kapatılması hedefleniyor.
Uzmanlar, nüfus artışının yavaşlaması ve klima kullanımının doygunluğa ulaşmasıyla birlikte hanehalkı elektrik tüketimindeki bu dramatik artışın önümüzdeki yıllarda yavaşlayabileceğini öngörüyor. Veriler, Malta'nın enerji fiyatlarını sübvansiyonla desteklemek yerine, daha düşük tüketimi teşvik eden ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapan bir sisteme geçiş yapması gerektiği tartışmalarını da yeniden alevlendirmiş durumda.