Başpiskopos Charles Scicluna, para, nüfuz ve ayrıcalıklı erişim etrafında kurulan ağların ülkenin resmi kurumlarından daha güçlü hale gelmesine göz yumulması durumunda, Malta'nın "devletin bizzat kendisinin ele geçirilmesi" tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
"Ulusun Durumu" konferansında konuşan Scicluna, Yorgen Fenech'in beraat kararının ardından kamuoyu önünde ilk kez açıklamalarda bulundu; ancak davaya veya mahkeme kararına doğrudan atıfta bulunmadı.
Başpiskopos, Malta'da iş insanlarının nüfuz satın aldığı, siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin yolsuzluğa bulaştığı, polisin suçlulara yardımcı olduğu ve gazetecilerin usulsüzlükleri ortaya çıkarmak yerine bizzat bu işlere karıştığına dair "çok fazla iddia ve hikaye" duyulduğunu ifade etti.
Bu durumun, aslında birbirinden bağımsız hareket etmesi gereken kişiler arasında para, ayrıcalıklı erişim, bilgi, iltimas ve koruma alışverişinin yapıldığı "nüfuz ağları" yarattığı uyarısında bulundu.
"Malta'da herkes satılık mı?" diye soran Scicluna, kaç kişinin rüşvete veya iltimasa açık olduğunu ya da sadece "gözlerini kapayıp öbür tarafa baktığını" sorguladı.
Scicluna, bu tür ağların Malta'daki resmi kurumlardan daha güçlü hale gelmesi durumunda, söz konusu tehdidin bireysel yolsuzluk eylemlerinin çok ötesine geçeceği uyarısını yaptı.
"Tehlike artık sadece yolsuzluk değil. Asıl tehlike, devletin bizzat kendisinin ele geçirilmesidir."
Malta'nın geleceğine de değinen Scicluna, bugünün neslinin 50 yıl sonra geride nasıl bir ülke bırakacağını sorguladı.
"Belki daha zengin bir ülke... Peki daha iyi bir devlet olacak mı?" diye soran Başpiskopos, "Daha zengin olduk ama önemli olan her şeyde fakirleştik mi diyecekler?" ifadelerini kullandı.