Malta'da tahminen 120.000 kişi bir ruh sağlığı bozukluğuyla yaşıyor. Bu istatistik ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir ancak aslında birçoğumuzun günlük hayatında gördüğü bir durumu yansıtıyor: arkadaşlarımız, aile üyelerimiz, iş arkadaşlarımız hatta biz kendimiz bu zorluklarla sessizce yüzleşiyoruz.
Bu tablo, birbirimizi daha iyi anlamak ve desteklemek için ruh sağlığı farkındalığının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
Bu kadar çok insan ruh sağlığı sorunlarıyla yaşarken, bireylerin belirtileri azaltmak için adımlar atabileceğini bilmesi büyük önem taşıyor. Bu adımlardan biri sosyal destek sistemine sahip olmak. Ruh sağlığı farkındalığının artması bu tür destek sistemlerinin oluşmasını teşvik ediyor.
Basit bir sohbet, bir mesaj ya da birinin gerçekten umursadığını bilmek inanılmaz derecede güçlü olabiliyor. Görülmek ve duyulmak hepimizin ihtiyacı. Artan farkındalık, bu bağ kurma anlarını hem daha yaygın hem de daha anlamlı hale getiriyor.
Konuşmaya, desteklemeye ve birbirimiz için var olmaya başladığımızda sadece bireysel iyilik halini iyileştirmiyoruz; daha güçlü ve daha şefkatli bir toplum inşa ediyoruz.
"Hiç kimse tek başına bir ada değildir" — John Donne
Hiç kimse bir ada değil. Pratik destek, güvenlik, günlük hayatı kolaylaştırma ya da ruh sağlığımızı koruma olsun, hepimiz birbirimize bağlıyız. Gerçek güç sadece profesyonellerde değil, sıradan vatandaşlarda da var. Bir arkadaşınızın ya da komşunuzun zor günler geçirdiğini fark edip elini uzatmak kalıcı bir etki bırakabiliyor.
Ruh sağlığı farkındalığı ve iyi olma hali kolektif bir çabadır.
Ancak kolektif iyi olma hali, günümüzün yalnızlaşmaya, bireyciliğe ve telefon bağımlılığına meyilli toplumunda son derece hafife alınıyor. Bu durum ruh sağlığı farkındalığını her zamankinden daha önemli kılıyor.
Bir toplumun bütün ve sağlıklı olabilmesi için bireylerin birbirine gerçek bir ilgi duyması gerekiyor. Ruh sağlığı, samimi insan bağlantılarıyla güçlenen ve sürdürülen bir iç denge duygusudur.

Güvenli ve güzel bir ülkede bu kadar çok insanın ruh sağlığıyla mücadele etmesi nasıl mümkün olabiliyor? Neden bu kadar çok genç insan çevresindeki topluluklardan kopuk hissediyor?
Telefon kullanımı ve dijital aşırı yüklenme gibi bilinen açıklamaların ötesinde, daha derin cevap genellikle daha basit bir şeye dayanıyor: topluluk. "Bir çocuğu büyütmek için bütün bir köy gerekir" sözünü uzun süredir duyuyoruz. Ancak gerçek şu ki hayatın her aşamasında hepimizi desteklemek için bir köy gerekiyor. Ruh sağlığı farkındalığı da bu köyü yeniden inşa etmenin önemli bir parçası.
Richmond Foundation, topluluğunuzdaki rolünüzü güçlendirmek için tasarlanmış bir Ruh Sağlığı İlk Yardım kursu sunuyor. Kurs, birinin zor günler geçirip geçirmediğini fark etmeniz ve anlamlı destek sunmanız için gerekli araçları, güveni ve anlayışı kazandırıyor.
Bu kursta ruhsal sıkıntı belirtilerini nasıl tespit edeceğinizi, başkalarına empati ve saygıyla nasıl yaklaşacağınızı ve onları uygun yardıma yönlendirirken ilk desteği nasıl sunacağınızı öğreniyorsunuz. Herkese açık ve ücretsiz olan kurs, en çok ihtiyaç duyulan anda devreye girme güvenini kazandırıyor.