Malta'da trafik kazalarındaki ve yaralanmalardaki artış göz ardı edilemez; yol güvenliğini artırmak için derhal harekete geçilmeli. Milliyetçi Parti (PN) Perşembe günü yaptığı açıklamada bu çağrıda bulundu.
Ulusal İstatistik Ofisi (NSO) Çarşamba günü, bu yılın ikinci çeyreğinde trafik kazaları ve kazazedelerin sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla arttığını duyurmuştu. Meydana gelen kazalarda iki erkek ve bir kadın olmak üzere üç kişi hayatını kaybetti.
Sürdürülebilir hareketlilikten sorumlu gölge bakan Ivan Castillo, yaptığı yazılı açıklamada, son istatistiklerin ciddi bir endişe kaynağı olduğunu ve yol güvenliğinin gerçekten ulusal bir öncelik haline gelmesi için acil ve koordineli bir çalışma gerektiğini belirtti.
Castillo, "Ulusal İstatistik Ofisi'nin son verilerine göre, bu yıl Nisan ve Haziran ayları arasında 4.072 trafik kazası rapor edildi. Bu, geçen yılın ikinci çeyreğine göre bir artış anlamına geliyor. Yaralananların sayısı da yüzde 16 artarak 398'e ulaştı. Bunların 146'sı ağır yaralanırken, ne yazık ki üç kişi de hayatını kaybetti" dedi.
"Bu rakamların her birinin arkasında bir insan, bir aile ve hayatları saniyeler içinde değişen insanlar var" diyen Castillo, partisinin düşüncelerinin öncelikle bu kazaların kurbanları ve aileleriyle olduğunu ifade etti. Yollarda meydana gelen her ciddi yaralanmanın ve her can kaybının çok fazla olduğunu vurguladı.
Castillo, "Ancak trafik kazalarındaki ve yaralanmaların sayısındaki bu endişe verici artış, aynı zamanda acil eylem için net bir çağrı niteliği taşıyor. Kazalar olduktan sonra tepki veren bir sistemden, kazaları daha olmadan önleyen bir sisteme geçmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Sorunun daha geniş bir bağlamda ele alınması gerektiğini belirten Castillo, yollardaki her kazanın kapanan şeritler, polis ve acil servis müdahaleleri, ek trafik sıkışıklığı, toplu taşıma gecikmeleri ve diğer yollarda ek baskı anlamına geldiğini hatırlattı. Trafik sorununun şimdiden aileler, çalışanlar ve işletmeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu bir ülkede, yol güvenliği ve trafik sıkışıklığının azaltılmasının birbirinden ayrı iki konu olarak ele alınamayacağını sözlerine ekledi.
"Bu süreç, yetkililer tarafından daha fazla fiziksel ve görünür denetim yapılmasını, verilerin en yüksek riski gösterdiği konumlara, saatlere ve davranışlara odaklanılmasını gerektiriyor."
Castillo, teknolojinin çok daha iyi kullanılması gerektiğine de dikkat çekti. "Sorunlu kavşaklara akıllı CCTV ve yapay zeka sistemleri kurulmalı, böylece olaylar anında tespit edilebilmeli. Veri analizi ise denetimlerin gerçekten ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirilmesi için kullanılmalı. Avrupa'daki kanıtlar, hedefe yönelik denetimlerin ve otomatik teknolojilerin kazaları azaltmada etkili araçlar olduğunu gösteriyor."
Teknolojinin, bir kaza meydana geldiğinde yetkililerin anında uyarılmasını, müdahalenin hızlanmasını, yolun en kısa sürede tekrar trafiğe açılmasını ve sürücülere alternatif rotalar hakkında anlık bilgi verilmesini sağlamak için de kullanılabileceğini belirten Castillo, "Müdahale sürelerini iyileştirmek, yaşam ile ölüm arasındaki farkı yaratabilir" dedi.
"Bu, geleceğin teknolojisi değil. CCTV, dinamik mesaj panoları ve merkezi trafik yönetim sistemleri gibi akıllı sistemlerin potansiyeli halihazırda mevcut. Şimdi gereken, bu araçların daha entegre, akıllı ve etkili bir şekilde kullanılması ve güvenliği artırmak ile daha fazla zayiatı önlemek için verilerden daha iyi yararlanılmasıdır."
Castillo, "Malta'nın trafik sorununun tek bir çözümü yok. Daha güvenli altyapıya, daha etkili denetime, modern teknolojiye, eğitime ve özel araca gerçek alternatiflere ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.