Maltalı Avrupa Parlamentosu üyesi Thomas Bajada, Malta ve diğer AB ada ülkelerinin AB'nin gelecek uzun vadeli bütçesi kapsamında yüzde 75 oranında tercihli ortak finansman almasını öngören öneri için Avrupa Parlamentosu'ndan destek aldı.
İşçi Partisi'nden AP üyesi Bajada, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, son aylarda raportör olarak hazırladığı ve müzakere ettiği raporun Avrupa Parlamentosu'nda "güçlü destek" gördüğünü belirtti.
Bajada, raporun Malta ve diğer Avrupa adalarının "kıtanın geri kalanıyla aynı şekilde ele alınamayacağını" ortaya koyduğunu söyledi.
Öneri, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayan bir sonraki uzun vadeli bütçesini ilgilendiriyor. Bu öneri, Brüksel'in uyum politikası ve diğer büyük finansman programlarının geleceğini müzakere ettiği bir dönemde geldi.
Söz konusu olan, AB tarafından finanse edilen projelere uygulanan ortak finansman oranıdır. Basit bir ifadeyle bu oran, uygun bir proje maliyetinin ne kadarının AB fonlarıyla karşılanacağını ve ne kadarının ulusal düzeyde veya proje yararlanıcısı tarafından üstlenileceğini belirliyor.
Bajada, raporun bir sonraki AB bütçesinin ada topluluklarının karşılaştığı "gerçek ve kalıcı" zorlukları tanıması için Avrupa adalarına yönelik yüzde 75 oranında tercihli ortak finansman oranı oluşturulmasını talep ettiğini belirtti.
Bajada, bu durumun Malta gibi gelişmiş ülkeler için önerilen yüzde 40 oranı yerine Malta'nın yüzde 75 oranında değerlendirilmesi anlamına geleceğini ifade etti.
Rapor ayrıca ilk kez adaların gerçekliklerine ayrılmış özel bir bölüm de içeriyor.
Bajada, Times of Malta'ya yaptığı açıklamada, AB'nin ortak finansman oranlarını hesaplamak için kullandığı metriğin GSYİH olduğunu kabul etmekle birlikte, GSYİH'nın bir ülkenin ne kadar AB desteği alması gerektiğini belirlemede ana ölçüt olarak kullanılmasına katılmadığını söyledi.
Bajada'nın temel argümanı, GSYİH'nın tek başına Malta gibi ada devletlerinin karşılaştığı ek maliyetleri yansıtmakta yetersiz kaldığı yönünde.
Bajada, Malta gibi ülkelerin coğrafyaları nedeniyle gerçekleştirmek zorunda olduğu büyük altyapı ve stratejik projelere dikkat çekti. Bu projeler arasında enerji ara bağlantıları ve lojistik altyapı bulunuyor.
Bajada'ya göre bu maliyetler, Malta sadece gelişmiş bir ekonomi olarak değerlendirildiğinde yeterince dikkate alınmıyor.
Bajada ayrıca Malta'nın enerji sektöründe karşı karşıya olduğu baskıya da değindi. Bu baskılar arasında aileler ve işletmeler için fiyatları stabil tutmak amacıyla verilen sübvansiyonlar da yer alıyor.
Avrupa Komisyonu ve Konsey, kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturduğunu ve enerji verimliliği teşviklerini zayıflattığını öne sürerek Malta'yı geniş kapsamlı enerji destek tedbirlerini azaltmaya defalarca çağırdı.
Ancak Malta, küçük boyutunun, ana kara enerji piyasalarından izolasyonunun ve ithal enerjiye bağımlılığının özel kırılganlıklar yarattığını savunuyor.
Bajada, meselenin yalnızca AB fonlama formülleriyle ilgili olmadığını, ada devletlerinin karşılaştığı yapısal dezavantajların tanınmasıyla ilgili olduğunu söyledi.
Bajada paylaşımında, "Ada olmak, ailelerimiz, işçilerimiz ve işletmelerimiz için gerçek ve kalıcı zorlukları beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı.
Bajada, "Müzakere ettiğim ve onaylanan kararların yürürlüğe girmesini sağlayacağım" dedi.
Öneri henüz nihai AB yasası değil. Bir sonraki uzun vadeli AB bütçesi ve yeni fonlama programlarını düzenleyen kurallar hâlâ Avrupa Parlamentosu, üye devletleri temsil eden Konsey ve Avrupa Komisyonu arasında müzakere edilmek zorunda.
Ancak Bajada'nın elde ettiği destek, Malta'nın ada ülkelerine özgü argümanına bu müzakerelerin parlamento aşamasında daha güçlü bir dayanak sağlıyor.
Bajada, tartışmanın Avrupa fonlarının ötesine geçtiğini belirtti.
Bajada paylaşımında, "Bu, geleceğimiz, yaşam kalitemiz ve gelecek nesiller için yaratmak istediğimiz fırsatlar üzerine bir tartışma" ifadelerini kullandı.