Icerige atla
Genel ⭐ 85/100

Sliema Kazası Sanığının Oturma İzni Yokken Malta Ehliyetine Sahip Olduğu Ortaya Çıktı

Sliema Kazası Sanığının Oturma İzni Yokken Malta Ehliyetine Sahip Olduğu Ortaya Çıktı

Sliema'da bir kurye işçisinin bacağını kaybetmesine neden olduğu iddia edilen sanık, Malta'da geçerli oturma izni bulunmamasına rağmen Malta ehliyeti almıştı.

Ahmed Tahruni; dikkatsiz ve tehlikeli araç kullanarak bir başkasını ağır şekilde yaralamak, ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanmak, uyuşturucu veya alkol etkisi altında araç kullanmak, geçerli izni olmadan Y plakalı araç kullanmak ve polise yanlış bilgi vermek suçlamalarıyla yargılanıyor.

Müfettiş Clive Abela, Perşembe günü mahkemede, polisin Ahmed Tahruni'ye ait Kasım 2025'te Transport Malta tarafından mühürlenmiş bir ehliyet bulduğunu açıkladı.

O dönemde Tahruni sığınmacı statüsündeydi ve Malta'da geçerli bir oturma izni bulunmuyordu. Müfettiş, polisin Tahruni'nin bu izni nasıl edindiğini araştırdığını söyledi.

Malta'da ehliyet alabilmek için en az 18 yaşında olmak ve ülkede en az 185 gün yaşandığını kanıtlayan geçerli bir Malta kimliği veya oturma kartına sahip olmak gerekiyor. Bu şartlar Transport Malta'nın resmi web sitesinde belirtiliyor.

Müfettiş duruşmanın daha erken bir bölümünde, rutin devriye görevindeki polis memurlarının kazaya sabah 07.20 sıralarında denk geldiğini anlattı. Memurlar, park halindeki bir minibüsün arkasına çarpan Y plakalı bir Peugeot bulduklarını, kazazedenin ise iki araç arasında sıkıştığını gördüklerini ifade etti.

Sürücüye uygulanan nefes testi sonucunda 131,8 mikrogram alkol tespit edildi. Uyuşturucu testi ise negatif çıktı.

Kaza yerinde Tahruni kendisini Mohammed Bashir olarak tanıtmış ve polise bu isimle belgeler sunmuştu. Ancak polis merkezinde yapılan üst aramasında sanığın gerçek adını taşıyan belgeler bulundu.

Polis daha sonra Mohammed Bashir adının sanığın kardeşine ait olduğunu tespit etti.

Times of Malta daha önce kazadan birkaç saat sonra Transport Malta'nın Y plakalı taşıma sektörü operatörlerini acil toplantıya çağırdığını ve aylar önce gündeme gelen reformları hayata geçirmek için harekete geçtiğini bildirmişti.

Mağdurun iş arkadaşı tanıklık etti

Duruşmanın ilerleyen bölümünde mağdurun bir iş arkadaşı kaza günü yaşananları anlattı. Tanık, mağduru sabah 05.45 sıralarında minibüsüyle aldığını ve Sliema'ya giden bir güzergahta seyrettiklerini söyledi.

Sliema'ya vardıklarında bir süpermarketin önünde durarak kutu indirmeye başladıklarını belirtti.

Tanık süpermarketin içindeyken araç ile minibüsün çarpışma sesini duyduğunu söyledi. Dışarı çıktığında iş arkadaşını kanlar içinde yerde bulduğunu anlattı. Otomobilin ön kısmının çarpışmanın şiddetinden tanınmaz hale geldiğini ifade etti.

Bu sırada sürücü araçtan inerek mağdura yaklaştı. Tanığın anlatımına göre sürücü korkmuş görünüyordu ve mağdura iyi olup olmadığını, Maltalı olup olmadığını sordu.

Birkaç dakika sonra iki polis aracı oradan geçti. Tanık araçları durdurarak yardım istedi.

Bir polis memuru, mağdurun kanamasını durdurmak için tanığın kemerinden geçici bir turnike yaptı.

Polis olay yerine yaklaşmaya başladığında sürücü yolun yukarısına doğru yürümeye başladı ve kaybolmuş bir hali vardı. Tanık sürücünün olay yerinden ayrılacağını düşündü; ancak bir kişi sürücüyü kenara çekerek sakinleştirdi ve olay yerinde kalmasını sağladı.

Duruşmaya Hakim Caroline Farrugia Frendo başkanlık etti.

Sanığın avukatlığını Jacob Magri üstlendi. Mağdurun müdahil avukatı olarak ise Kathleen Calleja yer aldı.

Paylaş: