Uzmanlar, Malta'daki çocuk bakım hizmetlerinin kalitesine ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi. Uzmanlara göre sektördeki hızlı büyüme, kalite açısından ağır bir bedel oluşturdu.
Konu, Vassallo Group'un 80. yıl dönümü konferansında gündeme geldi. 'Beşik ve Kariyer: İş-Aile Dengesini Kolaylaştırmak' temalı konferansta katılımcılar, yönetişim danışmanı David Spiteri Gingell'in yakın tarihli bir makalesindeki endişelere değindi.
The Malta Independent'ta yayımlanan makalesinde Spiteri Gingell, Malta'nın çocuk bakım sisteminin çocuklar düşünülerek tasarlanmadığını savundu.
Spiteri Gingell'e göre ücretsiz çocuk bakımının hayata geçirilmesinin asıl amacı, ebeveynleri çalışmaya veya eğitimlerine devam etmeye teşvik etmekti; çocukların gelişimini desteklemek değildi.
Spiteri Gingell şunları söyledi: "Bu yapıda çocuk bir araçtı. Ebeveynlerin iş gücüne katılımı ise asıl amaçtı."
Spiteri Gingell sektördeki hızlı genişlemeye dikkat çekerek çocuk bakım merkezi sayısının 2016'daki 98'den 2023'te 195'e çıktığını ve daha fazlasının açılmasının beklendiğini belirtti.
"Çocuk bakımı bir pazar fırsatına dönüştü. Devlet talebi sübvanse edip giriş engellerini düşük tuttuğunda arz da arttı. Ancak kalite, büyümeye ayak uyduramadı" dedi.
Denetimlerin yüzde 70'inde ihlal tespit edildi
Spiteri Gingell ayrıca eğitim standartlarını denetlemekten sorumlu kurum olan Eğitimde Kalite ve Standartlar Departmanı'nın (DQSE) bazı merkezlerdeki eksiklikleri ortaya koyan bulgularına atıfta bulundu.
Bu bulgular arasında çocukların uzun süre sandalyelerde tutulması, yalnızca temel eğitim düzeyine sahip bakıcılar ve yüksek personel değişim oranı yer aldı.
DQSE, Temsilciler Meclisi Aile İşleri Komitesi'ne yaptığı sunumda, 2023 yılında gerçekleştirilen denetimlerin yüzde 70'inde bakıcı-çocuk oranlarında ihlal tespit edildiğini açıkladı.
Spiteri Gingell, "Çocuklar eğitilmiyor, sadece gözetim altında tutuluyordu" dedi.
Konferansta söz alan Malta Üniversitesi Çalışma Araştırmaları Merkezi doçenti Anna Borg, çocuk bakımında "kalite konusunu yeterince konuşmadığımızı" söyledi.
Borg, erken çocukluk döneminin çocuklar için en hassas dönem olduğunu belirterek raporun endişe verici istatistikler içerdiğini ve durup düşünüp gerekli değişiklikleri hayata geçirmenin şart olduğunu vurguladı.
Borg, son araştırmasının personel bulma konusundaki güçlükleri de ortaya koyduğunu söyledi. Düşük ücretler, temel sorunlardan biri olarak öne çıktı. Borg, birçok çocuk bakım çalışanının yabancı uyruklu olduğunu ve bazılarının Maltaca bilmediğini belirtti.
Spiteri Gingell de benzer bir noktaya değinerek şunları yazdı: "Düzenlemelerin gerektirdiği pozisyonları dolduracak yeterli sayıda nitelikli yönetici ve bakıcı yok. İşletmeciler bu açığı kapatmak için yurt dışından personel alıyor."
Panel tartışmasında Malta Ticaret Odası medya ve iletişim stratejisi başkanı Rachel Attard Bondi, standartların yükseltilmesi için daha fazla denetim yapılması çağrısında bulundu.
Gozo Bölgesel Kalkınma Ajansı CEO'su Ivan Falzon ise kaliteye ilişkin endişelere rağmen çocuk bakım hizmetlerine olan talebin yüksek kalmaya devam etmesini "rahatsız edici" bulduğunu söyledi. Falzon, birçok ebeveynin bu hizmetleri kullanmaktan başka seçenekleri olmadığını hissettiğini ekledi.
Malta, 2014 yılında çalışan veya öğrenim gören ebeveynlerin 3 aylık ile 3 yaş arasındaki çocukları için ücretsiz çocuk bakım programını başlattı.
Bu yılın başlarında hükümet, hizmetlerin ücretsiz kalmasını sağlamak amacıyla çocuk bakım hizmeti sağlayıcılarıyla 276 milyon Euro'luk bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Ayrıca en azından temel düzeyde Maltaca bilen çocuk bakıcılarına yıllık 520 Euro ödenek verileceğini açıkladı.
Hükümet ve düzenleyici kurumlar, dile getirilen endişelere ilişkin yorum yapmak üzere hemen ulaşılabilir durumda değildi.