Erken seçim spekülasyonları yoğunlaşırken, Mark Laurence Zammit erken seçimin Labour'a yarar mı yoksa zarar mı vereceğini araştırdı. Parti içi kaynaklar, baskının artık ertelemeyi imkansız hale getirdiği konusunda hemfikir.
Labour Partisi içindeki kaynaklar seçimi kaybetme konusunda endişeli görünmüyor. Ancak zafer farkı üzerinde ciddi hesaplamalar yapıyorlar.
Parti, 2013'ten bu yana süregelen ezici zafer serisini başlattığından beri, Labour için sadece seçim kazanmak yeterli görülmüyor. Her iki partideki siyasi aktivistler, çoğunluk farkının Labour'ın başarı ya da başarısızlığının temel ölçütü haline geldiğini kabul ediyor.
Bu hafta Times of Malta'ya isimsiz açıklama yapan hükümet yakını kaynaklar, erken seçimin Robert Abela lehine sonuçlanması için ezici bir zafer gerektiğini belirtti. Bu zafer, iç muhalefeti susturacak ve eleştirmenleri sıraya dizecek büyüklükte olmalı.
Kaynaklerdan biri, "Dışarıdan görünmese de parti içinde muhalefet ve hoşnutsuzluk var" dedi.
Ayrıca oy farkı, kamuoyuna Milliyetçi Parti'nin (PN) iktidara uzak ve uygun olmayan bir alternatif olduğu mesajını net biçimde vermeli.
Bir kaynak, "Abela, dört yıl öncesine göre daha zayıf çıkmadan kazanmak zorunda" diye konuştu.
Aynı kaynak şunları ekledi: "20.000 oy farkıyla kazanırsa bu bir zaferdir ve küçük de değildir. Ancak gücünü pekiştirecek büyüklükte bir zafer de değildir. Bir zaferden zayıflamış olarak çıkmış olur. Bu hesapları kafasında mutlaka yapıyordur."
Başka bir kaynak, Abela'nın şu anda başbakan olarak nispeten rahat bir dönem geçirdiğini söyledi. Büyük bir ulusal ya da parti krizi yok ve çoğunluk tarafından, hatta önemli sayıda PN seçmeni tarafından bile başarılı kabul ediliyor.
Kaynak, "Bir yıl daha rahat bir şekilde devam edebilecekken her şeyi riske atmak ideal değil" dedi.
"Ancak erken seçim beklentisi o kadar yükseldi ki, artık bundan kaçınabileceğini bile sanmıyorum. O kadar güçlü bir ivme var ki, şimdi durursak yazdan sonra bunu yeniden yakalamak çok daha zor olur. Üstelik aktivistlerimizi, yardımcılarımızı ve adaylarımızı tüketme riskiyle karşı karşıya kalırız."
Peki Mayıs sonu veya Haziran'daki bir seçim, Abela'ya ihtiyaç duyduğu sonucu verir mi? Parti içi kaynaklar birçok konuda bölünmüş durumda.
Ortadoğu Savaşının Etkisi
Kaynakların büyük çoğunluğu, Ortadoğu'daki savaşın yarattığı istikrarsızlığın insanları bildikleri hükümete tutunmaya yönlendireceği konusunda hemfikir.
Bir kaynak, "İnsanlar, benzer durumlarda kendilerini koruyan hükümete destek verme eğiliminde olur" dedi.
"İhtiyaç duydukları güvenliği sağlayabilecek daha güçlü partiye sığınırlar."
Başka bir kaynak şunları söyledi: "Pandemi ve Ukrayna savaşı, Abela'yı zor zamanlarda güvenilecek bir lider olarak konumlandırdı. Bu itibar, enerji fiyatlarını dengeleyebildiği sürece lehine çalışmaya devam edecek."
"Ancak savaş sorunu, tampon çözümünden büyük hale gelirse bu balon patlayabilir. Abela bu itibarını kazandığından daha hızlı kaybedebilir. Bu yüzden durumu kontrol altındayken şimdi seçime gitmesi ona avantaj sağlayabilir."
Öte yandan bazı parti içi kaynaklar bu görüşe katılmadı. Seçim kampanyası, her partinin milyonlarca yeni proje ve sosyal yardım vaadinde bulunmasını gerektirir. Ne zaman ya da sona erip ermeyeceği bilinmeyen bir savaş ortamında bu vaatler inandırıcılığını yitirebilir.
Alex Borg Faktörü
Labour içindeki kaynaklar, PN lideri Alex Borg'un zamanla güçlenip güçlenmeyeceği konusunda da bölünmüş durumda.
Bazı kampanya yetkilileri, 30 yaşındaki yeni yüz henüz ayaklarının üzerinde dururken şimdi harekete geçmenin stratejik hamle olduğunu savunuyor. Seçimi ertelemenin Borg'a ivme kazanma ve başbakanın oy farkını aşındırma fırsatı vereceğinden endişeleniyorlar.
Ancak parti içindeki genel kanı endişesizlik yönünde. Kaynakların çoğu, Borg şimdiye kadar önemli bir ilerleme kaydedemediyse bir yıl daha sürenin gidişatı değiştirmesinin pek olası olmadığına inanıyor.
Bir kaynak, "Borg'un olumsuz bir geçmişi yok, bu onun lehine. Ancak bir ülkeyi pandemi ve savaş boyunca sorunsuz yönetme geçmişi de yok" dedi.