Birkirkara'da yaşayan 37 yaşındaki Pakistan uyruklu Aftab Prince, 2019 Mayıs'ında ve önceki aylarda bir kadına defalarca tecavüz etmekle suçlanmıştı. Sulh Ceza Mahkemesi, iddianamenin makul şüphenin ötesinde kanıtlanamadığı gerekçesiyle adamı beraat ettirdi.
Mağdur da Pakistan uyruklu. Polise verdiği ifadede, Prince'in vizesini ve çalışma iznini ayarlaması üzerine Malta'ya geldiğini anlattı. Kadın, yaklaşık üç yıldır Facebook, WhatsApp ve telefon görüşmeleriyle tanıştıkları Prince'in kendisine evlilik ve birlikte bir gelecek vaat ettiğini söyledi.
İlk saldırının Ağustos 2018'de Malta'ya geldiği gün yaşandığını iddia eden kadın, Prince'in kendisini odasına götürüp ışıkları kapattığını, kapıyı kilitlediğini ve ağlamasına, itiraz etmesine ve direnmesine rağmen zorla ilişkiye girdiğini öne sürdü. Mahkemede, o olaydan önce bakire olduğunu ve saldırının şiddetli ağrı, kanama ve duygusal şoka yol açtığını anlattı.
Kadın, tacizin aylarca sürdüğünü, Prince'in kendisini defalarca odasına ya da başka yerlere götürüp cinsel ilişkiye zorladığını söyledi. Rızasının olmadığını, evlilik öncesi cinsel ilişki istemediğini defalarca belirttiğini ifade etti. Aynı zamanda Prince'e duygusal olarak bağlı kaldığını ve evlilik vaadini tutacağı umuduyla onunla görüşmeye devam ettiğini anlatan kadın, utanç duyduğu, kendini yalnız hissettiği, duygusal olarak bağımlı olduğu ve inandırılmayacağı korkusuyla durumu polise bildirmekte geciktiğini söyledi.
Polis şikayeti 17 Mayıs 2019'da yapıldı. Davada polis memurları, bir avukat ve olaylardan sonra kadını gören ruh sağlığı uzmanları dahil çok sayıda tanık dinlendi. Bir psikolog, kadının resmi şikayetten önce bu iddiaları kendisine anlattığını ve travma belirtileri gösterdiğini söyledi. Başka bir doktor ise travma sonrası stres bozukluğuyla uyumlu semptomlar taşıdığını belirtti.
Savunma ise ilişkinin rızaya dayalı olduğunu, kadının uzun bir süre Prince'le görüşmeye ve iletişim kurmaya devam ettiğini vurguladı. Evlilik umudunun suya düşmesinin hayal kırıklığının iddiaları etkilemiş olabileceği de savunmada dile getirildi. Kadın bu yorumu reddederek Prince'i sevdiğini ve onunla evlenmek istediğini ancak cinsel ilişkiye asla rıza göstermediğini söyledi.
Yargıç Caroline Farrugia Frendo kararında, mahkemenin büyük ölçüde tek başına duran kadının ifadesinin suçlamayı gereken cezai standartta kanıtlamaya yeterli olup olmadığına karar vermesi gerektiğini belirtti. Mahkeme, bir tanığın ifadesine dayanarak mahkumiyet kararı verilebileceğini ancak şüphe durumunda bu şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğini hatırlattı.
Yargıç, iddia makamının kadının zorla cinsel ilişkiye maruz kaldığını doğrulayacak adli tıp delili sunmadığına dikkat çekti. Kadının her cinsel karşılaşmanın rızasız olduğunu iddia etmesine rağmen haftada birkaç kez Prince'le görüşmeye devam etmesi de mahkemede şüphe yarattı. Cinsel suç mağdurlarının farklı tepkiler verebileceği ve ihbarın gecikmesinin tek başına belirleyici olmadığı kabul edilse de davanın özel koşullarının önemli bir şüphe oluşturduğuna hükmedildi.
Mahkeme, kadının Prince'e duygusal bağı, evlilik beklentisi, bu beklentinin boşa çıkması ve polis ihbarının zamanlamasının, iddia makamının davasını kanıtlayıp kanıtlamadığı değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini belirtti. Şüphe, varsayım veya ahlaki kesinliğin makul şüphenin ötesinde kanıtın yerini alamayacağını söyleyen yargıç, Prince'in suçsuz bulunarak beraatine karar verdi.
Savcılığı Müfettiş Joseph Busuttil, sanık avukatlığını ise Franco Debono üstlendi.