Għaxaq sakinleri, Tarxien'deki Għaqda tan-Nar San Gabriel derneği tarafından işletilecek yeni bir havai fişek fabrikasının kendi bölgelerinde inşa edilmesinin önünü açan tartışmalı mahkeme kararına büyük tepki gösterdi.
Temyiz Mahkemesi, projeyi değerlendiren teknik komitenin önemli bir üyesinin çıkar çatışması içinde olduğuna dair iddiaları reddetti.
İddialar, ifadesi sırasında pirotekni malzemesi ithal edip sattığını ve Tarxien festivali dahil çeşitli organizasyonlara havai fişek malzemesi tedarik ettiğini kabul eden komite üyesi Charles Briffa üzerinde yoğunlaştı.
İtirazcılar, Briffa'nın havai fişek sektörüyle ticari bağları nedeniyle başvuruyu değerlendiren hükümet tarafından atanmış komitede asla yer almaması gerektiğini savundu. Briffa'nın komitedeki varlığının, sonunda iznin onaylanmasıyla sonuçlanan planlama sürecinin önemli bir parçası olan komite raporunun güvenilirliğini zedelediğini ileri sürdüler.
Ancak hem Çevre ve Planlama İnceleme Mahkemesi (EPRT) hem de Yargıç Mark Simiana başkanlığındaki Temyiz Mahkemesi bu argümanı reddetti. Mahkeme, kanunun gerektirdiği şekilde uygunsuz bir çıkar çatışmasını kanıtlayacak yeterli delil bulunmadığına hükmetti.
Mahkeme, Briffa'nın pirotekni sektöründeki faaliyetlerinin uzun zamandır bilindiğini ve uzmanlığı nedeniyle yıllar önce Malta'nın havai fişek fabrikası politikasının hazırlanmasına bile katkıda bulunduğunu belirtti. Yargıç Simiana ayrıca komite tavsiyelerinin bireysel oylama ile değil, oy birliğiyle kabul edildiğine dikkat çekti.
Mahkeme verdiği kararda, hem Planlama Kurumu'nun hem de mahkemenin daha önceki kararlarını onayladı ve il-Ħbula olarak bilinen alanda inşa edilecek havai fişek fabrikası için verilen iznin geçerliliğini teyit etti.
Temyiz başvurusunu Għaqda Mużikali San Ġużepp Ħal Għaxaq, Għaqda Mużikali Santa Marija Ħal Għaxaq ve birkaç bölge sakini yapmıştı. Başvurucular, projenin kamu güvenliği, tarım, kültürel miras ve yakındaki konut alanları için risk oluşturduğunu öne sürmüştü.
Söz konusu fabrika ilk olarak Ekim 2023'te Planlama Kurumu tarafından onaylanmıştı.
İtirazcıların öne sürdüğü ana kaygılardan biri, alanın Santa Luċija ve Santu Kristu isimli 1. derece tescilli şapeller ile Torri ta' Kalamija gibi tarihi yapılara yakınlığıydı.
Ancak mahkeme, önerilen yapının miras alanlarını doğrudan etkilemeyeceği sonucuna vardı ve söz konusu yapıların Malta yasaları kapsamında belirlenen 183 metrelik zorunlu güvenlik mesafesinin dışında kaldığını belirtti.
Davada tarımsal kaygılar da önemli yer tuttu.
İtirazcılar, projenin tarım arazisini yok edeceğini ve bölgedeki çiftçileri olumsuz etkileyeceğini savundu. Ancak resmi kurumlar, alanın sulanan verimli arazi değil, kuru tarım arazisi olduğunu doğruladı.
Mahkeme, Malta'nın Havai Fişek Fabrikası Kompleksleri Politikası'nın bu tür gelişmelere kuru tarım arazilerinde duruma göre izin verdiğini kaydetti.
Başvurucular ayrıca önerilen fabrikanın yollara, konut yapılarına ve köy festivalleri sırasında kullanılan mevcut bir havai fişek atış alanına çok yakın olduğunu iddia etti.
Ancak mahkeme, yasal güvenlik mesafesinin kanunun gerektirdiği gibi önerilen depo deposu hücrelerinin merkezinden doğru şekilde ölçüldüğüne hükmederek Patlayıcı Maddeler Kanunu'na herhangi bir aykırılık tespit etmedi.