Malta hükümeti, planlama izinlerinin temyiz edilmesi halinde inşaat çalışmalarının otomatik olarak durdurulmasını öngören kapsamlı bir reform için bir aylık kamuoyu danışması başlattı. Başbakan Robert Abela tarafından açıklanan yeni düzenleme, mevcut sistemde temyiz kararı çıkmadan geliştirmelerin başlamasına izin veren uygulamayı tersine çeviriyor. Abela, 'Bir kişi veya topluluk itirazda bulunuyor ancak dava görülene kadar işler başlamış veya tamamlanmış oluyor. Bu durumda itiraz kağıt üzerinde kalıyor, gerçek hayatta her zaman karşılık bulmuyor' dedi.
Önerilen yasaya göre, bir planlama iznine karşı yapılan itiraz, iznin otomatik olarak askıya alınmasını sağlayacak ve temyiz süreci boyunca hiçbir inşaat çalışması yapılamayacak. Hükümet, bu düzenlemeyle geliştiriciler ve itiraz sahipleri arasında daha adil bir denge kurmayı hedefliyor. Başbakan Abela, reformun 'net kurallar, denge ve sisteme güven' ilkelerine dayandığını vurguladı.
Hükümet, temyiz süreci nedeniyle izin sahiplerinin mağdur olmaması için askıya alınan izinlerin geçerlilik süresinin de duracağını duyurdu. Ayrıca, askıya alınan bir izne rağmen inşaata devam eden geliştiriciler hakkında durdurma emri, idari yaptırımlar ve uygunluk belgesi verilmemesi gibi önlemler uygulanacak. Abela, 'Askıya alma ihlali yaptırımlara yol açabilir ve bu süreçte yapılan her türlü iş yasaya aykırı sayılacaktır' ifadelerini kullandı.
Reform kapsamında temyiz mahkemelerine katı süre sınırlamaları getiriliyor. Çevre ve Planlama İnceleme Mahkemesi, ilk duruşmasını 30 gün içinde yapacak ve bir davayı en geç altı ay içinde karara bağlayacak. Dava Temyiz Mahkemesi'ne taşınırsa, mahkemenin iki ay uzatma seçeneğiyle birlikte dört ay içinde karar vermesi gerekecek. Temyiz Mahkemesi'ne başvuru süresi ise 20 gün olarak belirlendi. Mahkemenin kararına göre üç olasılık bulunuyor: itiraz reddedilirse askıya alma sona erecek ve inşaat devam edebilecek; itiraz kabul edilirse izin iptal edilecek; dava mahkemeye geri gönderilirse ana noktalarda yönlendirme yapılacak.
Altyapı ve Planlama Bakanı Jonathan Attard, reformun 'denge, adalet ve iyi yönetişim' ilkelerine dayandığını belirterek, temyiz sürecini daha anlamlı, hızlı ve şeffaf hale getireceğini söyledi. Attard, 'Bu reform kalkınma lehine veya aleyhine değil, denge, adalet ve iyi yönetişim içindir. İtirazın sadece bir hak olarak kalmamasını, gerçek ve pratik bir etkiye sahip olmasını sağlıyoruz' dedi.
Uzun süredir gündemde olan reform, ilk olarak 2023'te bir beyaz kitap olarak yayımlanmış ancak hayata geçirilmemişti. Geçen yıl protestolara neden olan daha geniş kapsamlı yasa tasarılarının rafa kaldırılmasının ardından bu düzenleme ayrı bir yasa olarak ele alındı. Başbakan Abela, reformun seçim manifestosunda yer aldığını ve yeni hükümetin ilk 100 gününde hayata geçirilmesi için siyasi taahhütte bulunulduğunu hatırlattı. Mevcut sistemin hem geliştiriciler hem de itiraz sahipleri için belirsizlik yarattığını, hatta izinleri iptal edilen gayrimenkulleri satın alan ev sahiplerini bile etkilediğini vurguladı.
Yasa tasarısı Meclis'te birinci okumasını yaparken, hükümet 18 Ağustos'a kadar sürecek bir kamuoyu danışması başlattı. Vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları ve profesyonellerin görüşlerine açık olan tasarıyla ilgili geri bildirimlerin ardından yasalaşma süreci hızlandırılacak.