Brüksel, Malta'nın tartışmalı 'uygun fiyatlı konut' programı nedeniyle ihlal davası açmayı değerlendiriyor. Kaynaklar, programın başından itibaren AB devlet yardımı kurallarını ihlal etmiş olabileceğini belirtiyor.
Program kapsamında kamu arazileri, özel geliştiricilere indirimli fiyatlarla devrediliyor. Geliştiriciler de bu araziler üzerinde piyasa değerinin altında konut inşa edip satıyor. Ancak bu yapı, uygun düzenleyici denetim olmaksızın yasadışı ekonomik avantaj sağlamış olabileceği gerekçesiyle inceleme altına alındı.
Programı geçen yıl Başbakan Robert Abela ve Başpiskopos Charles Scicluna birlikte başlattı. Açıklanan amaç, dört büyük kamu arazisini uygun fiyatlı konut projelerine dönüştürmekti. Girişimi yönetmek ve özel geliştiricilere ihale açmak üzere hükümet ile Kilise arasında bir Vakıf kuruldu.
The Shift'in edindiği bilgiye göre Vakıf, girişimi başlatmadan önce Devlet Yardımı İzleme Kurulu'na bildirimde bulunmadı. Bu bildirim, AB rekabet hukuku kapsamında zorunlu bir prosedür adımı.
Bu ihmal Brüksel'in dikkatini çekti. AB yetkilileri şu anda Malta'nın yasal yükümlülüklerini ihlal edip etmediğini değerlendiriyor.
AB kurallarına göre, rekabeti bozabilecek devlet kaynakları içeren her türlü tedbir, uygulamadan önce incelenmeli ve gerektiğinde bildirilmeli. Ancak Vakıf bu gerekliliği tamamen atlamış görünüyor.
Bu tür programları denetlemekle sorumlu ulusal otorite olan SAMB'ın hiçbir aşamada danışılmadığı anlaşılıyor. Bu bildirim eksikliği, programın devlet yardımı kurallarına uygun olup olmadığına dair hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlamına geliyor.
Maliye Bakanlığı Müsteşarı ve SAMB Başkanı Paul Zahra'ya The Shift, Kurul'un ihalelerin yayınlanmasından önce bilgilendirilip bilgilendirilmediğini veya herhangi bir inceleme yapıp yapmadığını sordu. Zahra yanıt vermedi.
Projenin siyasi sorumluluğu, görevden düşmüş eski bakan Roderick Galdes'e verildi. Galdes, eski İşçi Partisi CEO'sunun oğlu Jake Azzopardi'yi Vakfın genel müdürü olarak atadı.
Program başından beri eleştirilere maruz kaldı. Vakıf, sosyal konut inşa etmek yerine kamu arazilerini piyasa değerinin altında özel geliştiricilere devretmeyi planladı. Geliştiricilerin de tamamlanan konutları indirimli fiyatlarla satması bekleniyordu.
Sosyal açıdan faydalı bir model olarak sunulmasına rağmen bu yapı, geliştiricilerin kârlarını maksimize etmesine olanak tanıdı. Mülk geliştirmede en büyük maliyet kalemi olan araziyi ağır sübvansiyonlarla edinen geliştiriciler, nihai satış fiyatları marjinal olarak düşürülse bile orantısız kazanç elde edecek duruma geldi.
Bu durum aynı zamanda aynı pazarda rekabet eden diğer geliştiriciler için haksız rekabet ortamı yarattı.
The Shift tarafından açıklanan teklif sahipleri listesi ortaya çıkınca endişeler daha da arttı.
Ülkenin en büyük inşaat gruplarından bazılarının projeye dahil olması şüpheleri artırdı. Tal-Franċiz olarak bilinen Anton Camilleri, Vassallo Builders ve Bonnici Brothers gibi büyük sektör oyuncuları teklif verenler arasında yer aldı.
Bu geliştiriciler genellikle sosyal konut veya hayırseverlik projeleriyle anılmıyor. Bu durum, projenin gerçekten konut erişilebilirliğini çözmeyi mi yoksa seçilmiş özel çıkar gruplarını ve siyasetçileri kayırmayı mı hedeflediği sorusunu gündeme getirdi.
Malta Geliştiriciler Birliği (MDA), sektör içindeki artan endişelere yanıt olarak programı kamuoyu önünde eleştirdi ve Başbakan'ı uygulamayı durdurması çağrısında bulundu. Baskılara rağmen hükümet, Galdes'i bakanlık görevinden aldıktan sonra bile programı ilerletmeye devam etti.
Bunun üzerine MDA, Avrupa Komisyonu'na resmi bir şikâyette bulundu. Bu şikâyet, ihlal davası açılmasına yol açabilecek mevcut inceleme sürecini başlattı.
Programın AB devlet yardımı kurallarını ihlal ettiği tespit edilirse sonuçları ağır olabilir. Program kapsamında arazi edinen geliştiriciler de dahil olmak üzere yararlanıcılardan, aldıkları yasadışı yardımın değerini faiziyle birlikte geri ödemeleri istenebilir. Ek mali cezalar da uygulanabilir.