NASA ile çalışan Maltalı bilim insanı Duncan Mifsud'un da yer aldığı araştırma ekibi, yaşamın temel yapı taşlarının uzayda yalnızca hayatta kalmakla kalmayıp aynı zamanda daha karmaşık hale gelebildiğini kanıtlayarak büyük bir bilimsel buluşa imza attı.
Duncan Mifsud, Alfred Thomas Hopkinson ve Sergio Ioppolo'dan oluşan ekip, yaşamın kökenine ve Dünya dışında nerede var olabileceğine dair anlayışımızı temelden değiştirebilecek sonuçlara ulaştı.
Nature dergisinde yayımlanan ve ilk olarak Times of Malta tarafından duyurulan çalışma, erken dönem yaşam kimyası için suyun zorunlu olduğuna dair uzun süredir kabul gören varsayımı sorguluyor.
Bilim insanları yıllardır amino asitler, şekerler ve nükleotitler gibi moleküllerin uzayda var olduğunu ve hatta meteoritler aracılığıyla Dünya'ya ulaştığını biliyordu. Ancak bu basit bileşiklerden proteinler gibi daha karmaşık yapılara geçişin sıvı su gerektirdiğine inanılıyordu.
Yeni araştırma bunun aksini ortaya koyuyor.
Ekip, uzayın aşırı koşullarını laboratuvarda yeniden oluşturarak radyasyona maruz kalan amino asitlerin su olmadan birbirine bağlanıp proteinlerin yapı taşları olan peptitleri oluşturabildiğini gösterdi.
Mifsud, "Radyasyonun molekülleri yok etmesini bekliyorduk. Bunun yerine moleküller Lego parçaları gibi birbirine bağlandı" dedi.
Ekip deneyi gerçekleştirmek için numuneleri yaklaşık -253°C'ye soğutarak ve neredeyse mükemmel bir vakum ortamına yerleştirerek derin uzay koşullarını simüle etti. Ardından molekülleri bir parçacık hızlandırıcı kullanarak proton radyasyonuyla bombardımana tuttu.
Sonuçlar beklenmedik ve çığır açıcı oldu.
Takip analizleri peptitlerin gerçekten oluştuğunu doğruladı. Bu durum, daha önce yaşam için çok elverişsiz kabul edilen ortamlarda yaşamın nasıl başlayabileceğine dair yeni olasılıkların kapısını açtı.
Hopkinson'a göre bulgular, yaşamın Dünya'nın organik bileşiklerle dolu sıcak ve su açısından zengin ortamı olan "ilkel çorbada" başladığı yönündeki köklü fikri sorguluyor.
Hopkinson, "Bu bulgular yaşama giden ilk adımların düşündüğümüz kadar kısıtlı olmayabileceğini gösteriyor" dedi.
Araştırma, daha önce glisin gibi basit amino asitlerin radyasyon olmadan bile uzayda oluşabildiğini kanıtlayan Ioppolo'nun çalışmaları üzerine inşa edildi.
Ekip şimdi bulgularını gerçek Dünya dışı materyallerle doğrulamayı hedefliyor. Bu materyaller arasında NASA'nın OSIRIS-REx görevi sırasında toplanan Bennu asteroidinden alınan numuneler de bulunuyor.
Mifsud, "Uzay numunelerinde bu karmaşık yapıları bulursak, yaşamın kimyasının Dünya'dan önce var olduğu fikrini güçlendirecek" dedi.
"Oldukça şiirsel bir durum — bizi oluşturan malzemeler, gezegenimiz var olmadan milyarlarca yıl önce oluşmuş olabilir. Onlar uzayda, gezegenleri tohumlamak için bekliyorlar."
Kaynak: Centre for Interstellar Catalysis/European Physical Society/NASA