Manchester City'nin yeni teknik direktörü Enzo Maresca, efsanevi çalıştırıcı Pep Guardiola'nın yerine geçmesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Güney Kore'nin başkenti Seul'de İngiliz basınına konuşan İtalyan teknik adam, Guardiola ile kıyaslanmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Ancak bu durum üzerimde hiçbir baskı oluşturmuyor" dedi.
Maresca, sezon bitiminden önce Guardiola ile yaz tatilinde bir araya gelme planları yaptıklarını açıkladı. İşe başlarken ön yargılardan uzak durmayı ve her şeyi kendi gözleriyle görmeyi sevdiğini ifade eden Maresca, "Pep uzun süredir orada ve kendi fikirleri var. Yine de tam resmi görebilmek için gelip her şeyi kendi gözlerinizle görmeniz gerekiyor" diye konuştu. City'ye imza atmadan önce Katalan çalıştırıcıyla istişare ettiğini de sözlerine ekleyen Maresca, "10 maçın sonunda, ister 10, ister 20, ister 30 puanımız olsun, insanlar beni Pep ile kıyaslayacak. Ama bu beni baskı altında hissettirmiyor" ifadelerini kullandı. Guardiola'yı "dünyanın en iyi teknik direktörü" olarak nitelendiren İtalyan çalıştırıcı, "İspanya'da işe başladığında herkes Barcelona gibi oynamak istiyordu. Almanya'ya gitti, herkes Bayern gibi oynamak istedi. İngiltere'ye geldi ve şimdi herkes City gibi oynamak istiyor" dedi.
Maresca'ya göre Premier Lig, dünyanın en iyi ligi konumunda. "Bu durum oyuncuların kalitesine, teknik direktörlerin niteliğine ve Premier Lig'in organizasyonuna bağlı. Diğer ülkelerden tamamen farklı. Premier Lig ile hangi lig yarışabilir? İspanya Ligi mi? Barcelona ve Real Madrid elbette var ama geri kalanı aynı seviyede değil. Burada ise aşağı yukarı aynı seviyede olan altı takım bulunuyor" diyerek İngiltere'deki rekabeti övdü. Bernardo Silva'nın ayrılığının ardından kaptanlık pazubandının kime verileceği de merak konusu olurken, Maresca bu konudaki ilginç kuralını anlattı: "Leicester ve Chelsea'de bir kuralım vardı: Gol attığımızda kaptan kulübeye gelmek zorundaydı. Kutlama yapmak için değil, talimatları almak için. Eğer golü kendisi atarsa kutlayabilirdi. Ama Haaland kaptan olsaydı, başımız derde girerdi" diyerek gülümsedi.