Malta'da hukuk devleti ilkeleri için mücadele eden sivil toplum kuruluşları, Avrupa Birliği'ni Malta yargı sistemindeki sorunları yakından izlemeye davet etti. aditus Vakfı, Repubblika ve Daphne Caruana Galizia Vakfı'nın temsilcileri, AB Adalet ve Hukuk Devleti Komiseri Michael McGrath ile gerçekleştirdikleri görüşmede defalarca reform sözü verilmesine karşın mahkemelerin kurbanlar ve aileleri için hâlâ pahalı ve aşırı yavaş işlediğini dile getirdi.
Kuruluşlar, yargı sisteminin verimliliğini artırmak amacıyla sağlanan AB fonlarına rağmen mahkemelerdeki dijitalleşmenin hâlâ hayata geçirilmemiş olduğunu da eleştirdi. "Malta'daki ceza mahkemesi süreçlerine ilişkin verilere ulaşmanın güçlüğünü de gündeme taşıdık. Bu durum, ilerlemeyi değerlendirmeyi ve kalıcı eksiklikleri tespit etmeyi zorlaştırıyor" diye açıkladı kuruluşlar.
STK'lar, Malta mahkemelerinin performansının daha şeffaf biçimde izlenebilmesi için ceza davası verilerinin AB Adalet Tablosuna dahil edilmesini talep etti.
Baş Yargıç ataması konusunda kuruluşlar, bu kararın siyasetçilere değil, yargı mensuplarına bırakılması gerektiğini savundu. Buna göre mahkemelerin bağımsızlığına ve tarafsızlığına duyulan kamuoyu güveni pekiştirilecek.
Kuruluşlar ayrıca yeni kurulan tribunal sisteminin hukuk devleti ilkelerine gerçek anlamda saygı göstermediğini öne sürerek yarı yargısal kurumların bağımsızlığını güçlendirecek fırsatın kaçırıldığını ifade etti.
Görüşmede en sert eleştiriler, hükümetin Daphne Caruana Galizia suikastına ilişkin soruşturma komisyonunun tavsiyelerini uygulamaması konusunda geldi. "Rapor yayımlanmasının üzerinden yaklaşık beş yıl geçmesine karşın tavsiyelerin büyük bölümü kısmen ya da tamamen hayata geçirilmedi. Bu durum, Kurul'un tespit ettiği yapısal sorunları giderme konusundaki siyasi iradesizliğin devam ettiğini gösteriyor" şeklinde değerlendirdi kuruluşlar. Tavsiyelerin eksiksiz uygulanmasını Malta'da hukuk devletinin güçlendirilmesi, yolsuzlukla mücadele ve gazetecilerin korunması açısından zorunlu olarak nitelendirdi.
STK'lar, Malta'nın yolsuzlukla mücadele çerçevesinin zayıflatıldığı yönündeki kaygılarını da paylaştı. Bu bağlamda bireysel başvuruların ceza mahkemesinde savcılık soruşturması başlatma hakkının kaldırılması, vergi uzlaşmalarıyla kara para aklamasına yönelik cezai kovuşturmaların düşürülmesi ve kara para aklama davalarında varlık dondurma uygulamasının zayıflatılması gibi adımlar eleştirilen konuların başında geldi. "Bu gelişmeler, Malta'nın yüksek profilli yolsuzluk davalarında mahkûmiyet sağlayamamasındaki kronik başarısızlığı daha da derinleştiriyor" uyarısında bulundu kuruluşlar.
Son olarak kuruluşlar, Maltese yetkililerin sivil toplumla neredeyse hiç ilişki kurmadığına dikkat çekerek Avrupa Komisyonu'nun Malta mevzuatının hazırlanmasında kamuoyunun daha fazla katılımını sağlaması yönündeki tavsiyesinin henüz karşılanmadığını vurguladı.