Icerige atla
Politika ⭐ 78/100

Akdeniz'in İsveç'i mi, Zorlama Bir Karşılaştırma mı?

Akdeniz'in İsveç'i mi, Zorlama Bir Karşılaştırma mı?

Başbakan Robert Abela, Pazar günü ONE TV'yi izleyen parti taraftarlarına "Malta'da kişi başına ulusal servet artık İsveç ile aynı seviyede" dedi.

Eurostat'ın güncel tahminlerine göre Başbakan'ın iddiası teknik olarak doğru.

Bir ülkenin toplam ekonomik üretiminin nüfusuna bölünmesiyle hesaplanan kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) açısından Malta ve İsveç, AB ortalamasının 10 puan üzerinde performans göstererek baş başa durumda.

Başbakan bu argümanı 12 yıllık bir perspektifle sunarak İşçi Partisi iktidara gelmeden önce İsveç'in kişi başına servetinin Malta'nın bir buçuk katı olduğunu ekledi.

Ancak gerçeklik, etkili bir slogandan her zaman daha karmaşık olmaya meyillidir. Bu slogan, İşçi Partisi'nin meşhur eski sloganı "Svizzera fil-Mediterran" (Akdeniz'in İsviçresi) ifadesinden bolca esinleniyor.

Buradaki sembolik el çabukluğu dikkat çekicidir: İsveç ya da İsviçre gibi müreffeh bir ülke kadar zengin olacağımız bir geleceği hayal etmemize gerek yoktur. Argüman şudur: O gelecek geldi ve bunu bize borçlusunuz.

Eurostat'ın bu konudaki verilerinin altındaki kaynak notlarında "hacim endekslerinin ülkeleri kesin olarak sıralamayı amaçlamadığı" ve "yalnızca bir ülkedeki hacim düzeyinin diğerlerine göre büyüklük sırası hakkında bir gösterge sağladığı" belirtiliyor.

Diğer ilgili veritabanlarına bakıldığında Malta ve İsveç'in güçlü ekonomilerinin vatandaşlarına eşit kazanç olarak yansımadığı görülüyor.

Örneğin Fiili Bireysel Tüketim (AIC), hanehalkları tarafından fiilen tüketilen tüm mal ve hizmetleri ölçüyor.

2024 verilerine göre Malta AB ortalamasının (100) sekiz puan altında (92) kalırken İsveç aynı ortalamanın beş puan üzerinde (105) yer aldı.

Reel olarak İsveç hanehalkları, Malta hanehalklarından daha fazla tüketim yapıyor.

Gelir eşitsizliği ölçümünde kullanılan ve 0 ile 100 arasında değerlendirilen Gini katsayısında (sıfır tam eşitlik, 100 tam eşitsizlik) İsveç 27,6 puan alırken Malta 30,8 puan aldı. Bu durum iki ülke vatandaşlarının gelir düzeyleri arasında önemli bir uçurum olduğunu gösteriyor.

Malta ekonomisinin üretkenlik açısından İsveç ile yaklaşık aynı performansı gösterdiği doğru olsa da daha geniş bir perspektiften bakıldığında gelir ölçeğinin alt ucundaki Malta hanehalkları, İsveç'teki benzer konumdaki muadillerine kıyasla daha düşük harcama gücüne sahip.

Gündelik yaşamın çeşitli yönlerinde gözlemlenen farklılıklar da hesaba katıldığında bu karşılaştırma zorlama görünmeye başlıyor.

Yaşam maliyeti ve harcama gücü gibi temel ekonomik kaygıların ötesinde Malta vatandaşları tutarlı bir şekilde trafiği, ekonomiyi ve kamu maliyesini, nüfus artışını, yolsuzluğu ve çevreyi başlıca sorunları olarak sıralıyor.

Bu bağlamda Malta'nın yolları en kalabalık İsveç şehirlerinden bile daha sıkışık (üstelik İsveç şehirleri çok daha az yoğun nüfuslu). Malta'nın borcu 12 milyar Euro'luk rekoru aşması bekleniyor. Yolsuzluk tartışmalı biçimde tüm zamanların en yüksek seviyesinde ve imar ile çevre rejimi daha da kötüleşmek üzere.

Farklı bağlamlara sahip ülkeler arasındaki karşılaştırmalar günlük yaşamın pek çok yönüne uzatılabilse de Malta-İsveç karşılaştırması, yalnızca Başbakan'ın hükümetin başarılarını öne çıkarmak için kullandığı ekonomik perspektiften bile çöküyor.

Temel geçim sorunları bağlamı da eklendiğinde bu karşılaştırma samimiyetsiz bir hal alıyor.

Paylaş: