Yorgen Fenech'in yargılanmasının 1 Temmuz'da başlamasıyla birlikte, savcı Anthony Vella jüri üyelerine Daphne Caruana Galizia hakkında olumlu ya da olumsuz her türlü ön yargıyı bir kenara bırakmaları ve davayı yalnızca mahkemede sunulan delillere göre karara bağlamaları çağrısında bulundu. Vella, 'Daphne sürekli yazan bir gazeteciydi. Yazdıklarına katılabilir ya da katılmayabilirsiniz, ancak unutmayın ki o işi nedeniyle öldürüldü' dedi. Vella'nın bu sözleri, yalnızca jürinin değil, tüm ülkenin omuzlarındaki sorumluluğu hatırlatan bir uyarıydı.
Bu dava uzun zamandır bekleniyordu; strateji ya da prosedür nedeniyle neredeyse her aşamada gecikmeler yaşandı. Ancak başladığına göre, bunun tarihin en önemli davası olduğuna şüphe yok. Bu nedenle davanın yakından takip edilmesi, doğru bir şekilde haberleştirilmesi ve sorumlu bir şekilde tartışılması gerekiyor. İşte bu yüzden bir gerçeği unutmamalıyız: Sanık sandalyesinde yalnızca bir kişi var. Yorgen Fenech, Caruana Galizia suikastına iştirak etmekle ilgili suçlamaları kabul etmedi. Jürinin, delillere ve hukuka dayanarak belirlemesi gereken onun kaderi, başkasının değil.
Savcılar, suçlamaları kanıtladığına inandıkları delilleri sunuyor. Savunma avukatlarının görevi ise iddia makamının davasını titizlikle sorgulamak. Neredeyse üç hafta geçmişken, ortaya çıkan iddialar ve yan hikayelerle dikkatin dağılması kolay; bu korkunç davayla bir şekilde bağlantılı olan üst düzey isimler ve onların yardakçılarının listesini saymıyorum bile. Bu kişilerden bazıları halihazırda ayrı ceza yargılamalarıyla karşı karşıya. Diğerleri daha önce soruşturuldu. Bazı iddialar ilerlemek için yeterli delil sunmazken, diğerleri haklı olarak soruşturmaların yeterince ileri gidip gitmediği tartışmasını körüklemeye devam ediyor. Keith Schembri gibi bazıları ise cinayet soruşturmasıyla ilgili gizli bilgileri sızdırmakla suçlananlar arasında yer alıyor ve haklarında devam eden soruşturmalar ya da bekleyen davalar bulunuyor.
Adalet sistemi, her davanın ilişkilendirme ya da siyasi anlatı yerine kendi gerçeklerine göre karara bağlanmasına dayanır. İşte bu nedenle Yargıç Edwina Grima, şimdiye kadar davayı yürüttüğü sağlam ve ölçülü tavrıyla geniş çapta saygı kazandı. Benzeri görülmemiş bir kamu ilgisi ve yoğun duyguların yaşandığı bir mahkeme salonunda, odağı sürekli olarak eldeki göreve çekmeyi başardı.
Savcılık, suikastın güçlü çıkarlarla ilgili bilgilerin yayınlanmasını durdurma arzusuyla motive edildiğini öne sürüyor. Bu nedenle, cezasızlık kültürü, yolsuzluk ve siyasi koruma gibi daha geniş soruların yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz. Ancak dava, bir kez daha kamusal söylemin ne kadar yoksul olduğunu da gözler önüne serdi. 'Daphne'nin dizüstü bilgisayarı nerede?' gibi anlamsız soruların durmaksızın tekrarlanması ve bazılarının hâlâ 'bunu hak etmişti' gibi acımasız yorumlar yapması, mahkemenin önündeki meseleleri aydınlatmaktan çok uzak.
Elbette soruşturmalarla ilgili soru sormak meşrudur; örneğin Schembri'nin kayıp telefonunun neden klonlanmadığı ya da eski polis komiserinin yeterince sorgulanıp sorgulanmadığı gibi. Ancak bu kritik cinayet davasını partizan tartışma konularına indirgemek, asıl meseleyi tamamen gözden kaçırmak olur. Caruana Galizia'yı öldürenler suçluydu. Bir gazeteciyi terör yoluyla susturabileceklerine ve bunun yanlarına kâr kalacağına inanıyorlardı. İşte bu davanın önemi burada yatıyor. Her soruyu yanıtlayacağı için değil; yanıtlamayacak. Önemli çünkü hukukun üstünlüğü, şüphelilerin açık ve adil bir şekilde yargılanmasını gerektirir.
Jürinin görevi, savcılığın iddialarını makul şüphenin ötesinde kanıtlayıp kanıtlamadığına karar vermek. Ülkenin görevi ise daha basit: dinlemek ve her şeyden önce bu davanın aslında neyle ilgili olduğunu gözden kaçırmamak.