Malta parlamentosu, tedavisi tamamlanan kanser hastalarının 'unutulma hakkını' güvence altına alan yasayı Pazartesi günü oybirliğiyle kabul etti. Kanser hastaları böylece istihdam ve finansal ayrımcılığa karşı resmi koruma kazandı.
Yeni yasaya göre kanser hastaları, tedavinin sona ermesinin ardından 10 yıl sonra iş başvurularında veya finansal hizmetlerde tanılarını beyan etmek zorunda kalmayacak. 21 yaşından önce teşhis konulan hastalar için bu süre 5 yıla düşüyor.
Yasa tasarısını geçen yıl iktidar milletvekili Amanda Spiteri Grech özel üye tasarısı olarak meclise sunmuştu. Pazartesi günü yapılan nihai oylamada tüm iktidar ve muhalefet milletvekilleri tasarıya destek verdi.
Yasa, tam olarak iyileşmiş ve istikrarlı bir yaşam süren kanser hastalarını istihdam ile finansal hizmetlerdeki ayrımcılıktan korumayı hedefliyor. Bu düzenlemeyle hastaların daha yüksek sigorta primleri ödemeye zorlanması veya sigorta kapsamı dışında bırakılması gibi uygulamaların önüne geçilecek.
Düzenleme, yıllardır süregelen bir mağduriyeti gideriyor. Tıbbi olarak yıllar önce iyileşmiş olmalarına rağmen birçok kanser hastası, bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yüksek riskli olarak değerlendiriliyordu.
Yasa, 'unutulma hakkı' kapsamında belirlenen süre dolduktan sonra geçmiş hastalığın beyan edilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Bu sürenin ardından hastalar geçmiş tanılarını paylaşmak zorunda kalmayacak. İşverenler ve finansal hizmet sağlayıcıları da bu bilgileri hastalardan veya başka kaynaklardan talep edemeyecek.
Yasanın geriye dönük geçerliliği de bulunuyor. Halihazırda yürürlükte olan finansal anlaşmalarda, 10 yıllık veya 5 yıllık süre dolduğu anda bireyin kanser geçmişi silinecek ve göz ardı edilecek.
Ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları dinlemek ve karara bağlamak üzere iki tıp uzmanı ile bir avukattan oluşan yeni bir inceleme kurulu da oluşturulacak.
Kanser hastaları daha önce, yüksek hayat sigortası maliyetleri nedeniyle gayrimenkul piyasasından dışlandıklarını dile getirmişti. Başka hastalar ise işverenlerinin tekrar hastalanma riskinden çekinmesi nedeniyle terfilerden veya uzun vadeli kariyer pozisyonlarından geri bırakıldıklarını belirtmişti.
Malta, bu hakkı yasalaştıran Fransa ve İtalya'nın ardından AB'deki küçük bir ülke grubuna katılmış oldu.