İran, pazar günü Washington'un en son barış önerisine yanıt verdi. Yanıt, Körfez bölgesindeki çeşitli hedeflerin drone tehdidi altında kalmasının ve Tahran'ın yeni ABD saldırılarına misilleme yapmaktan geri durmayacağı uyarısının ardından geldi.
Devlet yayın kuruluşu IRIB'e göre Tahran, Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ilettiği yanıtında savaşın "tüm cephelerde, özellikle Lübnan'da" sona erdirilmesine ve "deniz taşımacılığı güvenliğinin sağlanmasına" odaklandı. İsrail, Lübnan'da İran destekli Hizbullah ile mücadelesini sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yanıtını cuma gününe kadar beklediğini açıklamıştı. Ancak bekleme süresi uzadıkça Körfez'deki ateşkes giderek daha fazla baskı altına girdi. Pazar günü gerçekleşen drone saldırılarından biri, Katar limanına seyreden bir yük gemisine isabet ederek hasara yol açtı.
Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ı kendi topraklarını hedef alan başka bir saldırının arkasında olmakla suçladı. Bu iddia doğrulanırsa, bir aylık ateşkesin başlangıcından bu yana bir Körfez ülkesine yönelik yalnızca ikinci saldırı olacak.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan pazar günü X platformunda yaptığı paylaşımda, "Düşmanın önünde asla eğilmeyeceğiz. Diyalog veya müzakereden söz edilmesi teslimiyet ya da geri çekilme anlamına gelmez" dedi.
İran devlet televizyonuna göre ülkenin askeri komutanı Ali Abdullahi de dini lider Müctaba Hamenei ile bir araya geldi ve "düşmanla mücadele operasyonlarının sürdürülmesi için yeni direktifler ve yönlendirmeler" aldı.
'Sabrımız tükendi'
Katar Savunma Bakanlığı, Abu Dabi'den ülke sularına gelen bir yük gemisinin pazar günü Mesaieed limanı açıklarında drone saldırısına uğradığını açıkladı.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları merkezi, dökme yük gemisinin kimliği belirsiz bir mermiyle vurulduğunun bildirildiğini duyurdu.
Merkez açıklamasında, "Söndürülen küçük bir yangın çıktı, can kaybı yok. Çevresel etki bildirilmedi" ifadelerini kullandı.
Saldırıyı hemen üstlenen olmadı. Ancak İran'ın Fars haber ajansı, "Katar kıyısı yakınlarında vurulan dökme yük gemisinin ABD bayrağı altında seyrettiğini ve Amerika Birleşik Devletleri'ne ait olduğunu" bildirdi.
İran parlamentosu ulusal güvenlik komisyonu sözcüsü İbrahim Rezaei, pazar günü sosyal medya paylaşımında ABD'yi uyardı: "Bugünden itibaren sabrımız tükendi."
Rezaei, "Gemilerimize yapılacak herhangi bir saldırı, Amerikan gemilerine ve üslerine karşı güçlü ve kararlı bir İran yanıtını tetikleyecek" ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları, bir gün önce de tankerlerinin saldırıya uğraması durumunda Orta Doğu'daki ABD çıkarlarını hedef almakla tehdit etmişti. Cuma günü bir ABD savaş uçağı, Umman Körfezi'nde İran bayraklı iki gemiye ateş açarak gemileri devre dışı bırakmıştı.
Drone saldırıları
Birleşik Arap Emirlikleri de topraklarının saldırıya uğradığını açıkladı ve İran'ı doğrudan suçladı.
Savunma Bakanlığı sosyal medya paylaşımında, "BAE hava savunma sistemleri, İran'dan fırlatılan iki insansız hava aracını başarıyla etkisiz hale getirdi" ifadelerine yer verdi.
İran'ın komşusu Kuveyt de bir saldırı girişimi bildirdi.
Kuveyt ordusu paylaşımında, "Bugün şafak vakti silahlı kuvvetler, Kuveyt hava sahasında bir dizi düşman drone tespit etti ve bunlar belirlenen prosedürlere uygun şekilde bertaraf edildi" dedi.
Seul'de Savunma Bakanlığı sözcüsü Park Il, Güney Kore'ye ait bir kargo geminin pazartesi günü vurularak yangında hasar gördüğünü ve ardından Dubai limanına ulaştığını gazetecilere açıkladı.
Park, "4 Mayıs'ta kimliği belirsiz iki uçak, HMM Namu gemisinin kıç tarafındaki iskele balast tankının dış levhasına yaklaşık bir dakika arayla iki kez vurdu ve alev ile dumana neden oldu" dedi.
İran, ABD ve müttefikleri üzerinde ekonomik baskı kurmak amacıyla petrol, gaz ve gübre için Körfez'in hayati çıkış yolu olan Hürmüz Boğazı'nı kapattı.
ABD Donanması ise İran limanlarını ablukaya almış durumda ve zaman zaman bu limanlara giden veya buralardan çıkan gemileri devre dışı bırakıyor ya da yönlerini değiştiriyor.
İran, boğazı geçen gemilerden geçiş ücreti almak için bir ödeme mekanizması kurdu. Ancak ABD'li yetkililer, dünya petrol ihracatının beşte birinin geçtiği uluslararası bir suyolu olan boğazı Tahran'ın kontrol etmesinin "kabul edilemez" olacağını vurguladı.