İran, Cumartesi günü yaptığı açıklamada ABD ile varılan ateşkese bağlı kaldığını duyururken, Başkan Donald Trump ateşkesin bittiğini ancak İran'la yeni müzakerelere yeşil ışık yaktığını söyledi. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki zaten kırılgan olan ilişkilerde yeni bir dip noktaya işaret ediyor.
Geçtiğimiz hafta yaşanan karşılıklı ateş açma olayları, aylardır süren ateşkesi kalıcı barışa dönüştürmeyi hedefleyen kırılgan anlaşmayı sarstı ve bölgesel savaşın yeniden alevlenme riskini artırdı. Trump, Cumartesi günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, İran'ın kendisine suikast girişiminde bulunması halinde ülkeyi 'tamamen yok etmekle' tehdit etti.
Bu açıklama, Trump'ın bir gün önce İran'la yeni müzakereleri kabul etmesinin hemen ardından geldi. Trump, Washington ile Tahran arasında barış için bir mutabakat zaptı imzalanmasından sadece haftalar sonra ateşkesin bittiği yönündeki iddiasını yineledi. İran ve ABD arasında geçen aydan bu yana doğrudan bir görüşme yapılmazken, İran medyası tarafların karşılıklı saldırılarının ardından arabulucu Katar'dan bir heyetin Tahran'da olduğunu bildirdi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, 'İran İslam Cumhuriyeti bizden görüşmelere devam etmemizi istedi. Biz de kabul ettik. Ancak Birleşik Devletler onlara ateşkesin BİTTİĞİNİ açıkça ifade etti!' ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz hafta bir NATO zirvesinde de ateşkesin bittiğini ilan eden Trump, Tahran için 'Onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı' demişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cumartesi günü yaptığı açıklamada Tahran'ın 'şu ana kadar sözünü tuttuğunu' belirterek, 'sözde ABD Hazine Bakanı'nın mutabakat zaptının 9. paragrafını ihlal ettiğini' söyledi. Bu paragraf, İran'ın 'nükleer programının mevcut durumunu koruması' ve ABD'nin de nihai bir anlaşmaya kadar 'yeni yaptırım uygulamaması ve bölgeye ek asker göndermemesi' taahhüdünü içeriyor. Arakçi, 'Bu ihlal, ABD'nin diğer ihlal ve hatalarını takip ediyor. Gerçek şu ki: Karşılıklı uyum ancak karşılıklı olabilir' dedi.
ABD ve İran heyetleri, mutabakat zaptının imzalanmasından bu yana İsviçre'de bir tur doğrudan görüşme ve Katar'da dolaylı müzakereler gerçekleştirdi. Ancak o tarihten bu yana diplomatik bir ilerleme kaydedilmedi.
Hürmüz Boğazı'na Baskı
Bu gergin sözler, Axios ve Politico'nun haberine göre Washington'un Tahran'a Cumartesi gününe kadar Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ateşi kesmesi ve su yolunun açık olduğunu kabul etmesi için süre vermesiyle aynı zamana denk geldi. Dünya petrolü için hayati bir nakliye rotası olan boğaz, ABD ile İran arasındaki en büyük anlaşmazlık kaynaklarından biri. Tahran, Şubat sonunda ABD-İsrail saldırılarının tetiklediği savaşa yanıt olarak stratejik su yolunu fiilen kapatmıştı.
İran, İran ve Umman karasularından oluşan Hürmüz'ü kontrol etmesi gerektiğinde ısrar ediyor ve geçiş yapan gemilerden ücret talep etme isteğini dile getiriyor. Savaştan önce bu tür yetkilere sahip olmayan İran'ın, uluslararası hukuka göre boğazı genellikle kapatma veya geçiş ücreti alma hakkı bulunmuyor. ABD, bu hafta boğazdaki gemilere yönelik saldırıların ardından İran'a kapsamlı saldırılar düzenledi ve bu da Körfez'deki Amerikan üslerine karşı bir dizi misillemeyi tetikledi. ABD Hazine Bakanlığı ayrıca İran petrolü için geçici yaptırım muafiyetini iptal ederek, Tahran'ın 21 Ağustos'a kadar ham petrol ve ilgili ürünleri üretmesine, satmasına ve teslim etmesine izin veren Haziran ayında duyurulan lisansı iptal etti.
Resmi IRNA haber ajansına göre Arakçi, boğazla ilgili görüşmeler için Cumartesi günü Umman'a gidecek. Katar da diplomasiyi desteklerken, İran'ın Tasnim ajansı Cuma günü bir Katar heyetinin Tahran'da olduğunu ve 'Salı günkü olayların ardından Katar'ın arabuluculuk rolünü güçlendirmeye çalıştığını' bildirdi. Katar, İran'ın bir sıvılaştırılmış doğal gaz tankerine yönelik 'kabul edilemez saldırısını' kınamıştı. İran ise bu suçlamayı reddetti.
Çatışmada arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cuma günü Katar Emiri ile son tırmanışı görüşmek üzere bir telefon görüşmesi yaptı. Şerif ayrıca İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüşerek onu 'zor kazanılmış barışı' korumaya çağırdı. Ancak İran'ın Washington ile görüşmelerdeki baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf meydan okuyan bir tavır takındı. ISNA haber ajansına göre Galibaf, 'Savaşı sona erdirmek dünya ülkeleri için bir öncelik, ancak herkes bilmeli ki bu çatışma asla İran'ın teslim olmasıyla bitmeyecek' dedi. İranlıların 'kendimizi savunmaya tamamen hazır' olduğunu sözlerine ekledi.