Icerige atla
Yaşam ⭐ 85/100

OECD PISA sonuçları: Malta'da 15 yaşındaki gençlerin yarısı okuma yazma bilmiyor

OECD PISA sonuçları: Malta'da 15 yaşındaki gençlerin yarısı okuma yazma bilmiyor
Malta, Avrupa'nın Hawaii'si! Hem eğlen hem İngilizce öğren. Katıl →

OECD'nin 2015 PISA test sonuçları, Malta'daki eğitim durumuna dair çarpıcı gerçekleri ortaya çıkardı. Verilere göre, Malta'daki 15 yaşındaki gençlerin yüzde 48'i okuma yazma bilmiyor, sadece yüzde 56'sı ise temel matematik işlemlerini doğru şekilde yapabiliyor. İşçi Partisi (Labour) hükümetinin 13 yıllık yönetiminde, öğrencilerin okuryazarlık ve sayısal becerilerinin yıllardır görülen en düşük seviyeye gerilediği belirtiliyor.

Önceki Milliyetçi Parti (PN) hükümeti döneminde eğitim alan öğrencilerin; fen bilimlerinde 30, matematikte 32 ve okumada 32 puan daha yüksek skorlar aldığı kaydedildi. Mevcut yönetim altında, 15 yaşındaki gençlerin okuryazarlık ve sayısal becerileri Avrupa'nın en düşükleri arasında yer alıyor. Daha da vahimi, 2022 ile 2025 yılları arasındaki sadece üç yıllık süreçte fen performansının 13 puan, matematik performansının ise 27 puan düştüğü görüldü. Malta, sayısal becerilerin en çok gerilediği ülke olarak 46 ülke arasında sonuncu sırada yer alırken, okuryazarlıkta 31 puanlık düşüşle 50 ülke arasında 47. sıraya geriledi.

Erkek öğrencilerin durumu kızlara oranla çok daha kötü seyrediyor. Erkekler, okuma testlerinde kızlardan 47 puan daha düşük skorlar aldı; bu farkla Malta, 87 ülke arasında 83. sırada bulunuyor. Erkeklerin okuma becerileri 2015'ten bu yana 34 puan düştü ki bu durum yaklaşık iki yıllık bir öğrenim kaybına denk geliyor.

Genel tabloya bakıldığında, Maltalı öğrenciler okuma konusunda OECD ortalamasının 46 puan altında kalıyor. Malta, AB'deki 27 ülke arasında 24. sırada yer alırken; okuma performansında sadece Romanya, Bulgaristan ve Kıbrıs Malta'nın gerisinde kaldı.

Bu rakamların ötesinde, hükümetin duruma tepkisiz kalması da eleştiriliyor. Bu çapta bir felaketle karşı karşıya kalınmışken, İşçi Partisi'nin Başbakan Robert Abela'nın iş ortakları olan Bonnici kardeşlere, Hal Far'daki bir karting pistinin yenilenmesi için 3 milyon euroluk doğrudan sözleşme verdiği öne sürülüyor. Eğitim Bakanı Byron Camilleri'nin deneyimsizliğiyle birlikte hükümetin bir çözümünün olmadığı; Clifton Grima, Jutyne Caruana ve Owen Bonnici gibi isimlerin bu felakete zemin hazırladığı iddia ediliyor.

Hükümetin okuma ve yazma bilmeyen bir nesil yetiştirdiği, bunun da propaganda yoluyla seçim kazanmayı kolaylaştırdığı savunuluyor. Okumanın, manipülasyona ve yanlış bilgilere karşı durmayı sağlayan, sorgulama ve mantıklı karar verme gibi demokratik becerileri geliştiren bir panzehir olduğu vurgulanıyor. Okuma becerisinin sadece kültürel bir değer değil, aynı zamanda temel bir ekonomik değer olduğu belirtiliyor.

PISA skorlarının düşük olmasının, öğrencilerin gelecekteki yaşam kalitesini etkileyeceği öngörülüyor. Bu testlerde başarısız olan öğrencilerin daha az kazanma, daha kısa ve sağlıksız bir yaşam sürme ve suç işleme eğiliminin daha yüksek olduğu ifade ediliyor. PISA skorlarındaki küçük bir düşüşün bile GSYİH'yi yüzde yarım puan azalttığı, bunun da Malta'nın kırılgan ekonomik durumunu daha da kötüleştireceği kaydedildi. Hükümetin bu soruna çözüm olarak ekonomik büyümeyi sürdürmek için daha fazla yabancı işçi getireceği iddia ediliyor.

Okuma becerisinin yok olmasının otoriter liderler için bir avantaj olduğu, okuma yazma bilmeyen bir nüfusun çok daha kolay kontrol edilebileceği savunuluyor. Geçmişteki diktatörlerin kitapları yaktığı, ancak günümüzde nüfusun büyük kısmının okuma yazma bilmemesi durumunda sansüre gerek kalmayacağı öne sürülüyor.

Yıllar içinde yerel sınav standartlarının, daha fazla öğrencinin MATSEC sınavlarını geçtiğini iddia edebilmek için kademeli olarak düşürüldüğü iddia ediliyor. Sınav kaygısını azaltma bahanesiyle, sonuçların sadece sınav performansına değil, okul içi değerlendirmelere de dayandığı hibrit bir sisteme geçilerek başarı oranlarının yapay olarak şişirildiği savunuluyor. MATSEC sonuçları sabit görünse de PISA sonuçlarının okuryazarlık ve sayısal becerilerin çöktüğünü kanıtladığı belirtiliyor.

İngiltere'nin 2009'da matematik ve okumada dünya genelinde ilk 30'a ancak girebilirken, şu an ilk on içinde yer aldığına dikkat çekiliyor. İngiltere'nin eski usul sınavlara, sıkı denetimlere ve bilgi odaklı müfredata geri dönmesinin bu başarıyı getirdiği, Malta'nın ise tam tersini yaparak sonuçları kötüleştirdiği savunuluyor.

Hükümetin eğitim sistemindeki ilerleme konusundaki iddialarının, Malta'nın rekabet gücünü korumaya yetmeyeceği belirtiliyor. Malta'nın tek gücünün iş gücünün eğitim seviyesi ve İngilizce hakimiyeti olduğu, ancak yönetimin yabancı yatırımlar için en büyük çekim merkezi olan bu değeri, özellikle ticaret ve yapay zekâ dili olan İngilizcede hızla yok ettiği ifade ediliyor.

Hükümetin 'Malta Vizyonu 2050' için devlet kasasını boşaltarak gösterişli etkinlikler düzenlediği, ancak PISA sonuçlarının Malta'nın geleceğinin ihtişam değil, okuma yazma bilmezlik ve kötüleşen bir siyasi manzara olduğunu gösterdiği savunuluyor.

James Marriott'un 'Yeni Karanlık Çağlar' kitabındaki, kitlesel okuryazarlığın ve kitlesel demokrasinin eş zamanlı ortaya çıktığı, birinin diğeri olmadan hayatta kalıp kalamayacağının bilinmediği sözlerine atıfta bulunuluyor. Mevcut PISA skorları ışığında Malta'nın, gazetelerin okunmadığı ve halkın sahte haber hesapları tarafından üretilen İşçi Partisi yanlısı TikTok videolarını izlediği karanlık bir geleceğe doğru ilerlediği iddia ediliyor.

Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →
Paylaş: